"Marka, bir hikaye türüdür. Bir ürünü markalaştırmak, o ürünle ilgili, ürünün gerçek özellikleriyle pek de ilgisi olmayan ancak tüketicilerin ürünle bağdaştırdığı bir hikaye anlatmak demektir.
Mesela Coca-Cola şirketi onlarca yıldır ürünlerinin hikayesini tekrar tekrar anlatan reklamlara onlarca milyar dolar harcadı.
İnsanlar aynı hikayeyi o kadar çok gördü ve duydu ki, artık aromalı bir su karışımını diş çürümesi, obezite ve plastik atıkla ilişkilendirmek yerine eğlence, mutluluk ve gençlikle bir arada düşünüyorlar. Marka yaratmak budur.."
(Sayfa: 48)
"Neksus: Taş Devri'nden Yapay Zekâya Bilgi Ağlarının Kısa Tarihi" adlı kitap, bilginin insanlık tarihindeki evrimini ve günümüzdeki yapay zekâ çağındaki rolünü derinlemesine inceliyor. Harari, önceki kitaplarında olduğu gibi geniş bir perspektifle tarihi, felsefi ve teknolojik konuları bir araya getirerek biz takipçilerini düşündürmeyi amaçlıyor.
Harari, insanlığın başarısının temelinde karmaşık bilgi ağları kurma yeteneğinin yattığını savunuyor. Taş devrinden günümüze kadar hikayeler, kitaplar, internet ve algoritmalar aracılığıyla kurulan bu ağlar, iş birliğini mümkün kılmış ve muazzam bir güç ortaya çıkarmış. Kitap, bilginin sadece gerçeği yansıtmadığını, aynı zamanda bir güç aracı olduğunu da öne sürüyor. Bilgi ağlarını kontrol edenler, toplumu ve bireyleri etkileyebilir, hatta manipüle edebilirler diyor.
Harari, yapay zekânın bilgi ağlarını kökten değiştirecek potansiyele sahip olduğunu vurguluyor. Kendi başına karar verebilen, yeni bilgiler üretebilen ve insan müdahalesine ihtiyaç duymayan yapay zekâ sistemleri, hem büyük fırsatlar hem de ciddi riskler barındırıyor. Kitap, bilgi ağlarının en büyük sorunlarından birinin yanlış bilgi ve dezenformasyonun yayılması olduğunu belirtiyor. Özellikle yapay zekâ