" Oturduğu yerden kalkmış Nuri , pamuk fısıltısı yumuşaklığında bir kaç adım atmış gecenin kalbine doğru . O zaman anlamış bütün gerçeği; ne yürüyormuş , ne duruyor. Yürüyorum dediği , durmanın ta kendisiymiş. Düş gibi bir şey yani...Koşarsın koşarsında varamazsın hani; içindeki umut , varamadığın kadar büyür. Sen bakarsın ışıltıyla. İleriye uzanırsın ( uzanmak istiyorsun yalnızca) uzandıkçada kolların uzar babam uzar... Gene de boşluğu avuçlarsın hep; düşünü düş yapan boşluğu ..."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Donup kalmışlardı sanki , belki berber de donmuştu onlarla, berberle birlikte çırak da , koltuktaki adam da, hatta ben de... Olaki başka bir yerde yaşıyorduk o an, başka bir zaman da yaşıyor ve oradan burayı düşlüyorduk düşlediğimizin farkına bile varmadan . Derin derin iç geçiriyorduk. Belkide sonsuz bir uğraşa kaptırmıştık kendimizi , durup dinlenmeden bir şeylerle boğuşuyor , koşuyor , bağırıyor , çoşuyor ve kan ter içinde kalıyorduk.Burada bu yüzden donmuştuk ola ki , hareket etmeye başladığımız an orada, uzaklarda donacaktık.
"...üçüncüsüyse görülmüş işitilmiş ölümlerden değil . On yedi yaşındaki bir kız, neresi ağrıyorduysa artık , iki şişe sümüğü bedenine yapıştırıp uykuya dalmış , yatağında , kan emmekten balonlaşmış sülük ölülerinin ortasında sapsarı bir et yığını olarak bulunmuştu."
...İyi bir gayem var , yanımda da bağışlayıcı Tanrım... Yozlaşmaya müsait bir hükümdarlıktan asla yozlaşmayacak bir hükümdarlığa gidiyorum; kargaşanın olmadığı , dünyadaki gibi bir kargaşanın olmadı yere.