Bu kitabı bir cümle ile özetle derseniz şunu söyleyebilirim:
Yalnızca okursanız anlayamazsınız, içine girerseniz çıkamazsınız!
Lou Salome küstahça sayılabilecek bir notla Dr. Breuer ile görüşme talebini iletmiş ve bunda başarılı olmasıyla olaylara ilk adımımızı atmış oluyoruz bizde. Her şeyin başı sayılabilecek bu notun sonrasında olanlar ise notu unutturacak düzeyde. Doktora neden ihtiyaç duyarız? Şikayetlerimiz için bir çözüm ararız. Ama Salome'nin amacı çok farklı. Hasta kendisi değil, ama hastalığın sebebinin kendisi olduğunu düşünmekten son derece rahatsız halde çareyi Dr. Breuer'de arıyor. Bundan sonra olacaklar için karakterleri tanımamızda fayda var.
Aşağıdaki kişilerin tanımları kitabın arka kapağından alıntıdır.
Nietzsche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Ümitsiz.
Breuer: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizlerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın.
Freud: Breuer'in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.
Salome: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor. Bazen aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçıları ve düşünürleri tercih ediyor.
Nietzsche en büyük kaygısı ümitsizlik olsa da sık sık sağlığından şikayet ediyor ve bunun için neredeyse Avrupa'da başvurmadığı doktor yok. Neler mi şikayetleri? Biraz bahsedeyim: Hastanın elini ayağını kesen korkunç baş ağrıları; durup dururken mide bulantıları, baş dönmesi, denge kaybı, iğrenme, kusma, iştahsızlık, yemeklerden tiksinme;