*Namazda Fâtiha Sûresinden Sonra "Âmîn" Demek*
*Soru* : Sahâbe (radıyallâhu anhum), namazda imâm (Fâtiha sûresinin sonunda) "وَلَا الضَّالِّينَ / ve led-dâllîn" dedikten sonra imâmın arkasında yüksek sesle "آمِين / âmîn" diyorlar mıydı?
*(Cevap:)* 'Ata b. Ebî Rebâh (rahimehullah) şöyle demiştir: _*"Bu mescidde [1] Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashâbından iki yüz kişiye yetiştim; imâm "وَلَا الضَّالِّينَ / ve led-dâllîn" dediğinde "آمِين / âmîn" (demeleri) sebebiyle güçlü ve sarsıcı seslerini işitirdim."*_ [Buhârî, et-Târîhu'l-Kebîr, 6/464]
📓 _Ahmed b. Muhammed el-Halîl_
***
[1] Allah en doğrusunu bilir, bu mescid Mescid-i Harâm idi.
*SEBEPLERİ YERİNE GETİR AMA SEBEPLERE GÜVENME, YALNIZCA ALLAH’A GÜVENİP DAYAN*
İbnu Cerîr et-Taberî şöyle demiştir:
“Yakub, oğulları Mısır’a gitmek üzere yanından ayrılmak istediklerinde onlara şöyle dedi: *{Ey oğullarım, hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin.}* Denilmiştir ki, Yakub bu sözü onlara, yakışıklı ve heybetli kimseler oldukları için söylemiştir. Hepsi bir babanın evladı olarak topluca aynı kapıdan girerlerse nazara uğramalarından korkmuştu. Dedi ki: *{Bununla beraber Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam.}* Yani: Allah’ın sizin hakkınızda takdir ettiği küçük ya da büyük hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Çünkü O’nun hükmü yaratılmışlar üzerinde mutlaka geçerlidir. *{Hüküm yalnızca Allah’ındır.}* Yani: Kazâ ve hüküm yalnızca Allah’a âittir ondan başka şeylere değil. *{Yalnızca O’na tevekkül ettim}* Sizin hakkınızda ve sizi bana sağ sâlim geri döndürmesi için O’na güvendim. Yoksa Mısır’a farklı kapılardan girmenize değil. *{Tevekkül edenler de yalnızca O’na tevekkül etsinler.}* İşlerini havâle edenler de işlerini yalnızca O’na havâle etsinler.”
📖_Tefsîru’t-Taberî, Yûsuf 67_ (özet ile)
*İmamların İndinde İmâm Ahmed’in Kadrinin Yüceliği*
Ebû Bekr el-Merrûzî der ki:
Muhammed b. Nasr en-Neysâbûrî’yi şöyle derken işittim: İshâk b. Rahûye’yi [veya Râhaveyh] şöyle derken işittim: Yahyâ b. Âdem [el-Kûfî] ile alıcı ve satıcının birbirlerinden ayrılmadıkça muhayyerlik hakkı olduğu konusunda tartıştım. İshâk sözüne devâm ederek dedi ki: O bana: Bu görüşü fukahâdan kim söylemiş, dedi. Dedim ki: Sufyân b. Uyeyne, Abdullah b. Mubârek, Yahyâ el-Kattân, Abdurrahmân b. Mehdî ve Ahmed b. Hanbel.
İshâk dedi ki: Bu görüşte olanlar [imâmlar] arasında Ahmed’i de zikrettim ki [bunu reddetmeye] cür’et etmesin.
*_Ahbâru’ş-Şuyûh_* (no: 266)
İmâm Ahmed’e akran olan İki büyük imâm bir konuda tartışıyorlar ve onlardan biri diğerine kendi görüşünde olan alimleri zikrederken akranları olan Ahmed’i de anıyor. Bunu da karşısındaki susturmak için yapıyor. Bu, İmâm Ahmed’in yaşıtları arasında bile ne kadar saygı gördüğünü göstermektedir.
İbn Useymin (Allah ona rahmet etsin) şöyle dedi:
"Okuma, mutlaka dille yapılmalıdır.
Eğer bir kimse namazda kalbiyle okursa bu ona yeterli olmaz." Kaynak: el-Fetáva (156)