Ehli Hadis

Ehli Hadis
@Eltimur
Allâme Şeyh Bin Bâz rahimehullah der ki: Gam ve kederi gideren sebeplerin en büyüklerinden bazıları şunlardır: ▪️Allah'ı çokça zikretmek. ▪️Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem'e salât getirmek. ▪️Çokça Kuran okumak. [Fetâvâ Nuru'n Aled-Derb, 2/333]
Din
Reklam
“Allah Teâlâ şöyle buyurdu: ‘Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu O’ndan başka kaldıracak kimse yoktur.’ (Yûnus 10/107) Bilmelisin ki, Allah’tan başkasına yönelen, O’ndan başkasına sığınan, yardım isteyen veya istimdad eden herkesin temel gayesi, maruz kaldığı zararın giderilmesini talep etmektir. Ancak Allah Teâlâ, bu tür bir yönelişin dinî gerekçesini, kalpteki şirk köklerini kökünden kesen genel bir kaide ile hükümsüz kılmıştır. Şöyle ki: ‘Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa…’ (Yûnus 10/107) Yani, Allah seni bir zararla kuşatırsa, o zararı kim kaldırabilir? Cevap açıktır: Onu ancak, o zararı takdir eden ve onu senin hakkında hükme bağlayan Allah kaldırabilir."
*Din, Ma‘bûd’a ihlâs, Rasûl’e ittibâ üzere kâimdir...* 📌 *Amelin sünnete uygunluğu ile ilgili kısa notlar:* 1. Yapılan amelin sünnete uygun olması, o amelin kabul edilmesinin şartıdır. 2. Bir kişinin niyetinin hâlis olması, sünnete aykırı olarak yaptığı amelin mahiyetini değiştirmez. Bilakis, hâlis niyetle birlikte amelin de sünnete uygun olması gerekir. Nitekim din, Ma‘bûd’a ihlâs ve Rasûl’e ittibâ üzerine kaimdir. 3. Hangi amel olursa olsun, bid‘at üzere yapılan amel fâsid bir ameldir. 4. Kişinin amelinin sünnete uygun olmasının yolu, sahih sünneti öğrenmesi ve öğretmesidir. 5. Önemli olan çok amel yapmak veya çok amel yapmaya gayret etmek değildir; asıl önemli olan, az da olsa yapılan amelin sünnete uygun ve ihlâs üzere olmasıdır. 6. Sünnet ehli kimseler, insanlar arasında sahîh akide üzere olup amelleri sünnete uygun olan kimselerdir. 7. Zahiren sünnet amellere önem gösterip sahîh akîde üzere olmayan kimse sünnetin tamamıyla amel etse bile Ehl-i Sünnet değildir.
Din
*Cimrilik Üç Kısımdır:* *_1- Azgın Cimriler:_* Bunlar paranın bizzat kendisine ve para biriktirmenin hazzına âşık olanlardır. Ne kendileri yerler ne de başkalarına yedirirler, ha bire biriktirirler. Harcamaya kıyamaz, biriktirmekle zevk alırlar. Bunlar hayvanlardan bile daha değersiz kimselerdir. *_2- Âdî (sıradan) Cimriler:_* Bunlar, paraya değil para ile elde edilen hazlara, lezzetlere âşıktırlar. O hazları kendilerine ve ailelerine has kılar başkalarından esirgerler. O hazlar biter veya eksilir diye korkup cimrilik yaparlar. *_3- Sözde Cömertler:_* Bunlar zâhiren cömert gözükürler hakîkatte ise cimridirler. İki kısma ayrılırlar: A- Mallarının sadece vakti geçmiş, değersiz, işe yaramaz kısımlarını harcar, en ucuz en âdî olana yönelirler. Bununla da cömert olduklarını sanar, cömert olarak anılmak isterler. B- Karşılık bekleyerek harcarlar, karşılık gelmeyince öfkelenir, gıybet eder, iyiliği başa kakarlar. *Cimrilerin câhil kaldıkları üç büyük hakîkat vardır:* a- Harcarlarsa Allah’ın onlara yenisini ve fazlasını vereceğinden, tutarlarsa Allah’ın mallarını telef edebileceğinden câhildirler. b- Harcarlarsa Allah’ın onlara kat kat fazlasını kalıcı ve gerçek hayat olan âhirette vereceğinden câhildirler. c- Başkalarına iyilikte bulunmak, ihsân etmek, ikrâm etmek gibi yüce ahlâkların hazzından gâfil ve câhildirler. *Her nefiste cimrilik vardır. Ona tâbi olan helâk olur, onu dizginleyen felâh bulur.*
Din
*VİTR NAMAZINDAKİ KUNUT HAKKINDA* “Vitr namazındaki kunut hakkında, âlimlerden nakledilen üç görüşü vardır: *1- Hiçbir durumda müstehab değildir,* denilmiştir. Çünkü Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem'in vitrde kunut yaptığı sâbit olmamıştır. *2- Tüm sene boyunca müstehabtır,* denilmiştir. Nitekim İbn Mes'ûd radıyallâhu anh ve başkalarından bu şekilde nakledilmiştir. Yine Sünenlerde geçtiği üzere, Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem, Hasan İbn Ali radıyallâhu anhumâ'ya vitrdeki kunutta okuyacağı bir dua öğretmiştir. *3- Ramazan'ın ikinci yarısında kunut yapılır,* denilmiştir. Nitekim Ubey İbn Ka'b radıyallâhu anh böyle yapardı. Bu meselede doğru olan şudur: *Vitrdeki kunut, namazda yapılması câiz olan dua çeşitlerindendir. Dileyen yapar, dileyen terk eder.* Tıpkı kişinin vitri üç, beş veya yedi rekât kılmakta muhayyer (serbest) olması gibi. Yine kişinin vitri, eğer üç kılacaksa, dilerse (iki rek'at kılıp selâm verip sonra bir rek'at kılması şeklinde) ayırıp, dilerse (üç rek'atı beraber kılıp sonda selâm vermesi şeklinde) birleştirmesinde muhayyer olması gibi. Aynı şekilde kişinin kunut duasında, dilerse yapıp, dilerse terk etmede muhayyer olması gibi. Bir kimse Ramazan'da insanlara gece namazı (terâvîh) kıldırdığında, eğer Ramazan ayının tamamında kunut yaparsa, hasen (güzel, doğru) bir iş yapmıştır. Eğer sadece ayın ikinci yarısında kunut yaparsa, bu da hasen bir iş yapmıştır. Eğer hiçbir durumda kunut yapmazsa, o da hasen bir iş yapmıştır." İbn Teymiyye – el-Fetâvâ el-Kübrâ, Kitâbu's-Salât
Din
Reklam