*VİTR NAMAZINDAKİ KUNUT HAKKINDA*
“Vitr namazındaki kunut hakkında, âlimlerden nakledilen üç görüşü vardır:
*1- Hiçbir durumda müstehab değildir,* denilmiştir. Çünkü Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem'in vitrde kunut yaptığı sâbit olmamıştır.
*2- Tüm sene boyunca müstehabtır,* denilmiştir. Nitekim İbn Mes'ûd radıyallâhu anh ve başkalarından bu şekilde nakledilmiştir. Yine Sünenlerde geçtiği üzere, Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem, Hasan İbn Ali radıyallâhu anhumâ'ya vitrdeki kunutta okuyacağı bir dua öğretmiştir.
*3- Ramazan'ın ikinci yarısında kunut yapılır,* denilmiştir. Nitekim Ubey İbn Ka'b radıyallâhu anh böyle yapardı.
Bu meselede doğru olan şudur:
*Vitrdeki kunut, namazda yapılması câiz olan dua çeşitlerindendir. Dileyen yapar, dileyen terk eder.* Tıpkı kişinin vitri üç, beş veya yedi rekât kılmakta muhayyer (serbest) olması gibi. Yine kişinin vitri, eğer üç kılacaksa, dilerse (iki rek'at kılıp selâm verip sonra bir rek'at kılması şeklinde) ayırıp, dilerse (üç rek'atı beraber kılıp sonda selâm vermesi şeklinde) birleştirmesinde muhayyer olması gibi. Aynı şekilde kişinin kunut duasında, dilerse yapıp, dilerse terk etmede muhayyer olması gibi.
Bir kimse Ramazan'da insanlara gece namazı (terâvîh) kıldırdığında, eğer Ramazan ayının tamamında kunut yaparsa, hasen (güzel, doğru) bir iş yapmıştır. Eğer sadece ayın ikinci yarısında kunut yaparsa, bu da hasen bir iş yapmıştır. Eğer hiçbir durumda kunut yapmazsa, o da hasen bir iş yapmıştır."
İbn Teymiyye – el-Fetâvâ el-Kübrâ, Kitâbu's-Salât