Okundu, yaşandı ve bitti her Murathan Mungan kitabı gibi.
Aynı lezzet ve yine dimağımızı alt üst eden diyaloglar.Murathan Mungan şiirsel anlatımı, ve yine harika bir oyunla karşımızda.Hissetmek garanti hülyalara dalmak bedava.
Törelerle bezenmiş yine bir doğu kültürüyle karşımızda.
İki husumetli aşiret, iki kan düşmanı, iki toprak ağası.
Şerho Ağa ve Rüso Ağa.
Belli ki son hamleyi Şerho Ağa yapmış sıra Kevsa Kadının doğurduğu, Rüso Ağadan olma Bedirhan Ağadadır.
Ahmet Arif'in de dediği gibi "Uyyy Havar, uy uy!"
Doğu'da nefestir, ibadettir, ilahtır töre.Ne sevda dinler, ne can ne de canan.
Bir tarafın sevda ateşiyle kavrulurken bir tarafın ana-ata diye sayiklarken töredir ferman.Önünde hiçbir şey duramaz.Daha doğmadan bellidir töreyle döllenen bebenin kaderi.
10 evladından biridir Fasla Kadın Şerho Ağanın 9 yiğit bir kız evlat.Kelime anlamı mekan olsada hiçbir yere sığamayan Fasla...
Fakat törede herkesin yazgısı aynıdır kızı da erkeği de bir gün mutlak giyer kanlı kefenini sırtına kimi vurularak kimi davulla zurnayla amma kan yerine verilerek...
Düğün günü kaçırılır Fasla kadın adeta kaderin kucağında ordan oraya savrularak, hasmı olan ismiyle müsemma dolunay gibi güzel adam Bedirhan Ağa tarafından.O vakit düşman olur iki tarafa da Fasla Kadın ailesinin gözünde şereflerini iki paralık eden 9 oğuldan 6'sına kıyan aileye gelin zorla da olsa gelin giderek ve yine o saat yüz çevrilir kan yerine geldiği aşiretten.Tek kefen giyen hasımlılar değil elbet birde tek günahı düşman sahibi aşiretten kız alan yine düğün günü al damatlığa bulanan, gelinin zevce adayıdır.
Ölümle, namusun kirlenmesi eş değerdir Kasr'da hatta ölmek daha yeğdir Diyarbakır surlarında.
Bedirhan sırf namusunu lekelemek için kaçırmıştır Fasla Kadını.
ÇGH'deki (Çok Güzel Hareketler Bunlar) bir skeçte