Her ne kadar kabul etmeye yanaşmasalar da insanlar kazanmayı sevmiyordu aslında. Ya da şöyle bir on saniyeliğine kazanmayı seviyor, ama sonra yeniden kaybetmek istiyorlardı. Çünkü eğer kazanmaya devam ederlerse başka şeyler üzerine, yaşam ve ölüm gibi şeyler üzerine düşünmek zorunda kalıyorlardı. En azından kaybetmek konusunda bir şeyler yapılabiliyordu. Mutlak bir başarı söz konusu olduğundaysa yapılabilecek hiçbir şey kalmıyordu ve bununla baş etmek çok zordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünyadan bakınca gökyüzünde görebildiğiniz her yer, ya da neredeyse her yer, cansız. Bu insanları etkiliyor olmalı. Kaldırabileceklerinin ötesinde fikirler veriyor, onları delirtiyor olmalı.
Adamın hali burada ölümün hüküm sürdüğünü hatırlattı bana. Burada şeyler eskiyor, bozuluyor, ölüyordu. İnsan yaşamının her yanı karanlıkla kaplıydı. Nasıl başa çıkabiliyorlardı bununla?
Yavaş okumadan kaynaklı budalalıkla, diye düşündüm. Ancak budala kalarak başa çıkabilirlerdi bu karanlıkla.