Kadın ve erkek cinsinin birbirlerinin dikkatini dağıttıklarını düşünen iki çılgın bilim insanı, ailelerinden satın aldıkları toplam elli iki kız ve erkek bebeği birbirlerinden ve dünyanın geri kalanından izole bir şekilde yetiştirerek büyük bir deney yapmaya kalkışırlar. Onları gerçek dünyadan bihaber, salt matematikle, bilimle yetiştirecek; karşı cinsi yaşamlarından çıkararak büyük bir dikkat dağıtıcıyı da denklemden çıkarmış olacaklar ve dünyanın en büyük dehalarını yaratacaklardır.
Yıllar geçer. Çocuklar, bilhassa erkek çocukları, deney sahibi Richard'ın ısrarla "hassas yıllar" demeyi tercih ettiği ergenlik yıllarına girerler. Erkek çocuklarının bedenlerinde ve zihinlerinde ortaya çıkacak cinsellik emareleri Richard'ı endişelendirir. Ancak çok daha endişe verici şeyler vardır.
Çocuklar her şeyi sorgulamaya başlarlar.
Yaşadıkları Yurt binasının varoluş amacını, dünyaya neden ve nasıl geldiklerini, Yurt'un bahçesinin ötesinde ne olduğunu.
Gerçeği, kendi gerçekliklerini sorgulamaya başlarlar.
İşte tam da burada, kitabı okuyan siz de kendi gerçekliğinizi sorgulamaya başlarsınız. Zira hayatımız boyunca tanıdığımız her insan, okuduğumuz her kitap, öğrendiğimiz her yeni bilgi, oynadığımız her oyun tek bir gerçeği teyit eder nitelikteyse eğer; tüm o insanların, kitapların doğruyu söyleyip söylemediğini sorgulamak hiçbirimizin aklına gelmez. Tıpkı Alfabe Oğlanlarının ya da Harf Kızlarının aklına gelmemesi gibi. Tabii ergenlik yıllarına kadar.
Bu sorgulamalar, kitap ve sanat yoluyla cevap bulur.
-Spoiler-
Deney sahipleri Richard ve Marilyn her ne kadar acımasız birer megaloman olarak resmedilse de, o iki karakterle empati kurmaktan kendimi alamadım. İtiraf ediyorum, Richard'ın "Hayatımın bir başarısızlık abidesi olduğunu düşündüğüm için bu deneye kalkıştım." deyişi