Gülümseyerek ona aynadaki yüzünü gösterdi:
- Bakın kendinize, dedi. Gözleriniz parlıyor. Ne? Yaş da var içlerinde. Müziği ne kadar derinden duyuyorsunuz!
Oblomov hafif bir sesle:
- Hayır, müzik değil bu duyduğum, dedi. Bu duyduğum aşk.
Gurur hayatın tuzudur derler; gururum nereye gitti? Ya ben yaşadığım hayatı anlayamadım ya da bu hayatın hiçbir değeri yoktu. Daha iyisini de bulamadım, göremedim, kimse de göstermedi.