Sorgulamamak küçük yaşta öğretiliyordu bizim kültürümüzde. Çocuklar her şeye karışmaz! Çok soru sorma ayıptır! Büyük ne derse doğrudur. Bu tarz cümleleri duya duya büyürken kendi iradesiyle düşünüp kendi doğrularını bulmaya çalışan bir neslin yetişmesini beklemek olmazdı.
Yüzümü avuçlarının arasına alarak,
- Sen hiç ayn-ur rıza ile baktın mi ?
- o ne ki ?
- " Kusur görmeden muhabbet ile bakan gözler demek ..." dedikten sonra alnıma sıcacık bir öpücük kondurdu, istemsizce gözlerimi kapattım ve mutluluğun bir damlası sol gözümden yüzüme aktı...
... En değerli varlığınızın en değerlisi olmak... İşte bu ruhumun ebedi arayışıydı... Eksik parçam ile bir olabilmek kırık kalbimin öteki yarısı ile tamir olması demekti...