bütün evi muazzam bir kitaba dönüştürdüğümü fark ettim. Kütüphane yandıktan sonra, ben öldükten sonra artakalanlar benim sesim olacak.
bu ev, bütün duvarlar benim sesim.
her neyse, ama içimdeki karanlık giderek koyulaşıyordu. ne oluyordu bana böyle? kendimi bu saçma sapan duygulara kaptırmamalıydım. saçma sapan mı? duyguların mantıkla alakası yoktur ki saçma olsun. ne hissediyorsam oydu.
bizim mesleğin karakterimmizde yarattığı bozulmalar, yan etkiler vardır. herkese kuşkuyla bakmak da bunlardan biriydi. hadi açıkça söyleyelim zaman zaman paranoya kapılmak bizim için olağan sayılırdı. sorunlardan en çok şikayet edenlerin sorununu bizzat kendisi olduğunu acı tecrübelerle öğrenmiştim sütten ağzı yanan yogurdu üfleyerek yerdi.