Yaşar Kemal’in “sevgi” dili:
• “Hiç böyle güzel bir su, hiç böyle doğan bir güneş, hiç böyle bir gökyüzü görmemişti. Hiç böyle bir dünyaya doğmamıştı. Bütün dünya bir dost kıvancı içinde kaynaşıyordu. Pul pul bir sevinç yağıyordu dünyanın üstüne.”
• “Yıllar yılı coşkun, sıcacık sevgisini içine tepmiş, çıkaramamıştı. Şimdi içindeki sevgi bendini yıkmış taşıp gidiyordu. Onu görenler, onun elini tutanlar ılık ılık bir sevginin onun elinden ellerine, gözlerinden gözlerine aktığını duyuyorlardı. Duyuyor, bir sevgi havasında rahatlıyorlardı.”
(…)
Memedin yüzüne bakıyordu. İçinde bir şeylerin kıpırdadığını, bir başka duygunun yeşerdiğini sezinliyor, merhamete, sevgiye, analığa, dostluğa benzer karmakarış duyguların içinde çalkalanıp duruyordu.