Ey kutlu gece, sen ne zenginsin ki, her yıl tapınmaların en safını çil çil altınlar halinde kasanda taşırsın. Senin kasandaki altınların hepsi halistir.
Sen, kirli yeryüzünü en ışıklı namazlarla, mutlakın sesi Kur'an sesiyle ve düşüncenin en yanılmazı mü'min düşünceleriyle yıkarsın,pasından kurtarırsın.
Akşam devraldığın eski, yaşlı, çirkin, yıpranmış ve yılmış bir dünyayı, sabahın ilk akıncılarına, yeni, taze, değişmiş, neşeden çınlasın ve güzelliğinin ötesinde bir güzellik bırakmayan bir genç dünya olarak teslim edersin.
Sen öyle bir altın gecesin ki, saçtığın altın ışıklarla, önüne ve arkana dizilen öbür geceleri de radyum ışıkları gibi yüreklerinden geçerken altına çevirirsin, inanlar için...