... Vücudumuzun genel sağlığına dikkat etmeyiz de örneğin kunduramızın incittiği zayıf bir noktaya dikkat ederiz,işlerimizin genelde yolunda giderek ilerlemesine dikkat etmeyiz de yalnız bir işimize engel olan basit bir fenalık bizi meşgul eder. Demek oluyor ki saadet ve bahtiyarlık menfi ve yalnız acı ve ıstırap müspettir. Çünkü yokluk, mahrumiyet ve ıstırap pozitif tir ve ilk ortaya cıkandır. Kinikleri bütün hazlardan vazgeçmeye zorlayan şey onların yakın veya uzak bir gelecekte ızdırap vereceğinden değil miydi?
... Acıyı hissederiz ancak acısızlık hissedilmez; endişeyi hissederiz fakat endişesizlik hissedilmez, isteği hissederiz açlığı, susuzluğu hissettiğimiz gibi. Fakat ne zamn ki isteme duygumuz doyurulur, o doyum sadece bir anlıktır, sanki bir yudumdur ve yutulur. Zevklerin ve neşelerin yokluğu hissedilir hemencecik. Onlar sadece istemsizce yaşanılan bir duygunun zıddı oldukları için hatırlanırlar... Fakat buna karşın iyi durum da olmak, bir olumsuzlamadan başka birşey değildir. Bu sebepledir ki sağlığı, gençliği, özgürlüğü o, hayatın üç iyisini onlara sahip oldugumuz anlar da dahi içselleştirememekteyiz. Çünkü bunlar da birer olumsuzlamadırlar. Geçirilen günlerin mutlu geçmiş olduğunu ancak onlar geçtikten sonra fark ederiz. Schopenhauer