İstanbul'da gazetecilik yapan İbrahim, bir sabah çocukluk arkadaşı Hüseyin'in ölüm haberini alır ve Mardin'e doğru yola koyulur. Mardin'de, İstanbul'da yaşadığı lüks hayattan tamamen uzaklaşan İbrahim, Hüseyin'in ölümü ile ilgili araştırmalarına başladığı sırada arkadaşının Meleknaz isimli, Suriye göçmeni bir Yezidi kızına aşık olduğunu ve bu kız yüzünden başına gelenleri de öğrenir. Hiç görmediği bu kıza yavaş yavaş kendini kaptırarak kendini onu bulmaya adar. Bu araştırmaları sırasında bu göçmenlerin başlarına neler geldiğini, insanlık dışı mualameleler görerek ne yollardan geçtiklerini de öğrenir. Bu arada bu topraklarda Mezopotamya'nın mistik havasına da kapılır. Meleknaz'ı geri döndüğü İstanbul'da bulur ve ona artık tamamen aşıktır. Ne var ki Meleknaz artık yaşama dair tüm umutlarını kaybetmiş bir bireydir.
Huzursuzluk, bir yandan Ortadoğu'nun en insafsız hallerini, savaşı, yokluğu, mülteci kamplarını, ve kadın düşmanlığını gözler önüne seriyor; diğer yandan Mezopotamya topraklarının geçmişine ve bugününe sorgulayıcı ve empatik bir bakış sunuyor...