M. Emin

M. Emin
@Eminguner
Öğretmen
Konya
44 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Sessiz bir itiraf
Susmak... Susmak. Sürekli susmak... Bunun ne demek olduğunu biliyor musun? Hayır. Bilemezsin. İnsanlar beni sessiz sanıyor. Sakin. Kontrollü. Güçlü. Oysa sessizlik çoğu zaman güç değildir. Bazen insanın kendi içine gömüldüğü bir mezardır. Ve sen bir mezarın içinde ne kadar bağırırsan bağır, sesin dışarı çıkmaz. Hangi insanlar sürekli yazar sanıyorsun? Mutlu olanlar mı? Hayır. Sürekli yazanlar, konuşamadıkları için yazarlar. Birine söylemek isteyip söyleyemedikleri her şeyi satırlara gömerler. Her cümle, ağızdan çıkamamış bir itiraftır. Her paragraf, yarım kalmış bir konuşmadır. Her nokta, boğaza düğümlenmiş bir çığlıktır. Ben de yazıyorum. Çünkü konuşursam her şey dağılacakmış gibi geliyor. Çünkü bazı insanlar seslerini kaybetmezler... Seslerini duyacak birini kaybederler. Sonra geriye yalnızca kelimeler kalır. Ve insan, kimsenin okumayacağını bile bile yazmaya devam eder. Sanki gecenin en karanlık saatinde, kimsenin uğramadığı bir odada, kendi hayaletine mektup yazıyormuş gibi... Belki de yazmak; duyulmayan bir sesin, yok olmamak için verdiği son mücadeledir.
Reklam
Geçmişin Ayak Sesleri
Herkes içindekileri keşfetmeye çalışıyordu. Kendini anlamaya, yaralarını isimlendirmeye, karanlığıyla yüzleşmeye... Ne garip. Bir zamanlar ben de insanların beni anlamasını isterdim. Beni gerçekten görmelerini. Kelimelerimin arkasında saklanan şeyi, sustuklarımın içinde çürüyen gerçeği fark etmelerini... Ama artık değil. Çünkü insan bir noktadan sonra keşfedilmeyi istemez. Özellikle de içinde ne olduğunu herkesten daha iyi biliyorsa. Artık en çok korktuğum şey, birinin beni keşfetmesi. Birinin gözlerimin içine bakıp o kusursuz görünen duvarların arkasındaki enkazı görmesi. Ve sonra anladım... İnsan bazen başkalarından kaçmaz. Kendi gerçeklerinden kaçar. Hem de durmadan. Öyle hızlı kaçmalıdır ki, geçmişinin ayak sesleri ona yetişemesin. Öyle uzaklaşmalıdır ki, içindeki karanlık bile yolunu kaybetsin. Ama gerçekler böyledir işte. Onlardan ne kadar uzağa gidersen git, onlar senden hiç ayrılmaz. Sessizce arkandan yürürler. Ve bir gün, tam güvende olduğunu düşündüğün anda, omzuna dokunup adını fısıldarlar...
Bazı İnsanlar Gitmez
Sessizlik büyüdükçe içimdeki çatlakların sesi daha net duyuluyordu. Garip değil mi? İnsan gerçeği istediğini söyler. Ama çoğu zaman istediği şey gerçek değildir. Sadece biraz daha az can yakacak bir
Senden Sonra
Hayatıma girişin, insanın yıllarca unutamadığı o diziler gibiydi; her bölümü ayrı bir heyecan, her sahnesi ayrı bir iz bırakıyordu. Ama gidişin... Gidişin, hayatıma girişinden bile daha
Cızırtının Ardında
Önce sesi kayboldu. Bir zamanlar gecelerimin içinde dolaşan o ses… duvarlara çarpıp geri dönen,