Tüm bunlarla birlikte, Haredi ideolojisi başka bir takım prensipler konusunda Siyonizm ile çatışmaktadır. En önemli iki örnek, Siyonistlerin tüm Yahudileri ya da mümkün olan en fazla sayıdaki Yahudi'yi bir tek yere toplama ve Filistin'de bir Yahudi devleti kurma hedefleridir. Bu hedef ya da dogmalar, Talmud ve ona ait tefsirlere ilişkin Haredi yorumları ile çelişmektedir. Söz konusu çelişkiden dolayı, Haredim geçmişten beri halen Siyonizme karşı güçlü muhalefetini açıkça ortaya koymaktadır. Onlar, İsrail devletinin Yahudiler için diğer bir diasporadan başka bir şey olmadığını iddia ederken, Siyonist sembolleri kullanmaktan özellikle kaçınır.
Siyonizme yönelik Haredi itirazı, Haredim'in sürdürücüsü olduğu klasik Yahudilik ile Siyonizm arasındaki çelişkiye dayanmaktadır. Çok sayıda Siyonist tarihçi ne yazık ki burada işi bulandırmaktadır. Bu yüzden de bazı ayrıntılı açıklamalar zorunlu görünmektedir. En ünlü Talmud bölümlerinden biri olan Tractate Ketubot'un diğer Talmud bölümlerinde de tekrarlanan 111. sayfasında, Tanrı, Yahudilerden üç tane söz almaktadır. Bu yeminlerden ikisi Siyonist anlayış ile tamamen çelişmektedir:
1) Yahudiler, Yahudi olmayan kişilere karşı isyan etmemeli,
2) Mesih gelmeden önce Filistin'e toplu halde göç edilmemeli.
Son yıllarda, daha onurlu bir Yahudi tarihçiliği geliştirmiş olan bir kısım İsrailli Yahudi uzman ise, üç yemine ilişkin yapılan haham yorumlarının esası üzerine yoğunlaşmışlardır. Örneğin; Messianism, Zionism and Jewish Religious Radicalism ismini taşıyan son derece akademik kitabında Aviezer Ravitsky, M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren bu üç yemin konusunda yapılmış olan haham yorumlarının mükemmel bir özetini sunmaktadır. Ravitzky, analizini yaparken, Filistin Yahudiliğinin önemli liderlerinden biri olan 9. yüzyılda Hosha'ana'nın oğlu