İslâm, insanlığa, hayat alanını açık biçimde çizer, bu alan içersindeki hedefini belirtir ve bu alan içerisinde çalışarak elde ettiklerini tanır.
Ve hayat için manevî anlayışı yok etmek, insanı ahlâkî hayat idrakinden soyutlamak, ahlâkî kavramları maddi çıkarların ürettiği vehimlerden ibaret saymak, ekonomik faktörü tüm değerlerin ve manevî kavramların yaratıcısı görmek ve bundan sonra da insanlık için mutluluk ve sosyal istikrar ümit etmek; işte bu ümit ancak insanlık, tanzimi makine mühendislerine teslim edilecek mekanik aletlere dönüştürüldüğü gün gerçekleşecektir.
Materyalist hayat anlayışı insanın önüne sınırlı bir hayat alanı koyar. İslam ise hayat realitesi hakkında bunun tam tersine bir yorum getirir. Zira İslam, insanın elindeki hayat alanını enginleştirir ve ona çıkarları ve yararları hakkında derin bir bakış kazandırır. Öyle ki bir mutsuzluk hadisesi bu bakışta gerçek bir kazanca dönüşür. Ve bazı kazançlar da neticede mutsuzluk sebebi olur.
Kapitalist demokrasi zihniyetinde sözü geçen kriteri öneren, geçerli kılan fikrî gerekçe, düşünce temeli, yani fikriyat nedir?
Çünkü bu düşünce toplumsal kargaşanın ve kapitalist demokrasinin
Kapitalist düzene göre, sermaye sahiplerinin gelir sağlamasına aslında çoğunluğu oluşturan fertlerin ihtiyacı vardır. Çünkü geçim yolları bundadır. Bu zenginlerin fabrikalarında çalışacaklardır. Yine