Emir Ruşen

Emir Ruşen
@EmirRusen
Üsküdar, İstanbul
4 Kasım 1999
73 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Artık bugünün dünyasının öz yapısını aşırı maddecilik, çıkarcılık, yararcılık, açgözlülük, kültürel barbarlık, kültürel yağmacılık ve ahlaki çöküntü belirlemektedir. İnsanın bu sayıp döktüğümüz olumsuzluklardan kurtulabilmesi için sığınacağı en güvenlikli liman hiç kuşkusuz İslam'dır. İslam, insani değerlere sahip çıkarak kimliğini kazanmak isteyen insanın hayat soluğudur.
Mahya Yayıncılık
İnsan ve Toplum
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İslam, bütün bir yeryüzünün ve bütün Müslüman dinidir. İslam, şu ya da bu halkın kültür birikimiyle izah edilemez. Köktenci bir bilinç, evrensel İslami yapılanmayla bütünleşme ihtiyacı duyan bir bilinçtir. Niteliksel ve kalıcı bir bilinç dönüşümü, yerel her tür bağnazlığın, yerel her tür tutku ve düşüncenin imkânları aşılarak sağlanabilecektir. Rabbani üstünlük ve yüceliklere yerel katılıklar, yerel tutkular ve yerel bağnazlıklar terk edilerek ulaşılabilecektir.
Mahya Yayıncılık
İnsan ve Toplum
Aziz İslam'ı bir kültür hammaddesi olarak kullanan çevreler, genellikle İslam'ı ya bilimsel kalıplara ya aklî kalıplara ya sezgisel kalıplara ya estetik kalıplara ya da düşünsel kalıplara koyarak sanki İslam bu kalıpların herhangi birisinden ibaretmiş gibi bir yaklaşımı kurumlaştırmaya çalışmaktadır. Halbuki aziz İslam bu kalıplardan herhangi birisi üzerine oturtulamaz. Aziz İslam, ancak ve ancak naslara dayalı tevhidî bir çerçeve üzerine oturtulabilir. Aziz İslam naslara dayalı tevhidi bir çerçeve üzerine oturtulamadığı içindir ki bugün yalnızca şu ya da bu bölgenin tarihi ve kültürel özelliklerine göre renkler ve biçimler almaktadır. Aziz İslam'ın yerel hassasiyet biçimlerine tahammülü yoktur. Bütün bir yeryüzünün malı olan İslam, bütün bir yeryüzünü doyuracak bir bilinç ister. İslam, yığınların 'din' konusundaki düşünceleriyle eşitlenmemelidir. Yığınların bilgisi hiçbir zaman sağlam temellere dayalı olmamıştır. Kitab-ı Mübin bilinçsiz çoğunlukları zan ve hevalarına uyanlar olarak anmaktadır. Çoğunluğun düşüncesi hiçbir zaman hakikatin ve doğrunun ölçüsü olamaz.
Mahya Yayıncılık
İnsan ve Toplum
Günümüzde, ne yazık ki İslam dünyası olarak bilinen dünyada, İslam karşısında statükocu düzenler, emperyalistlerin güvencesi altında varlıklarını sürdürebilmektedir. Statükocu unsurlar, siyasal şartların İslam tarafından belirlenmemesi için mevcut siyasal şartları tehdit etmeyecek ölçüler içerisinde İslami etkinliklere izin vermektedir. Bugün emperyalistlerle, İslam'ın siyasi hedefleri kar- şısında emperyalistlerle işbirliği yapan statükocu düzenler ve dünkü İslam'ı yaşatmaktan başka bir amacı bulunmayan yığınlar arasında açık bir görüş birliği vardır. Bütün bu çevreler aziz İslam'ı, sadece bir öğüt ve nasihat disiplini olarak kabul etmektedirler. Ne yazık ki aziz İslam bugün statükoyu koruma kavgası veren ülkelerde gerici ve sömürgeci sağ politikaları ayakta tutmak üzere bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu gibi ülkelerde İslami unsurlara, sadece bir dış düşman tehdidi söz konusu olduğu takdirde ya da sosyal doku içerisinde ciddi bir kargaşa ortaya çıktığında, sosyal bir çimento rolü üstlenmek üzere sınırlı faaliyet imkânları tanınmaktadır.
Mahya Yayıncılık
İnsan ve Toplum
Müslüman kökenli halkların yaşadığı ülkelerde İslam ulusal ideolojilerin hayatiyetini devam ettirmede bir araç olarak kullanılıyor. Bu nedenledir ki ilgili ülkelerde İslam, İslam'ın temel hükümlerine rağmen ulusal dindarlık biçimleriyle eşitlenmiştir. Ulusal dindarlık biçimlerinin İslam'la eşitlenebildiği toplumlarda Müslümanların hiçbir politik etkinlikleri yoktur.
Mahya Yayıncılık
İnsan ve Toplum