Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her Müslüman, bulunduğu her yerde karşılaşabileceği geleneksel dar görüşlülükle, geleneksel düşünce donukluğuyla, dar açılı ve dar ufuklu yaklaşımlarla hesaplaşmayı da günlük ibadetleri arasına sokabilmelidir.
İslam dünyası olarak bilinen dünyada Müslümanlar, temelde benzer sorunlarla karşı karşıyadır. Taklit salgını hem eskiye doğru hem de yeniye doğru uzanarak bir veba salgını gibi yığınları tehdit etmektedir, kökü çok eskilere kadar uzanan duygusal söylem biçimlerinin çok yaygın şekillerde kullanılması nedeniyle Müslüman yığınlar, soyut bir iyimserliği pasif bir ahlak haline getirmişlerdir. Hem İslam'ın hem de çağdaş gerçekliğin özüne kapalı bulunan Müslüman topluluklar ve bu topluluklara yön veren eğilimler, yalnızca kehanete dayalı beklentiler içerisinde bulunmaktadır. Müslümanlar, İslam'ın ve Müslümanların kaderi ve geleceği konusunda rüyalarla beslenmektedir.
İslam, parçalar hâlinde değil, bütünlük içinde yaşanmak için vardır. Parçalar adına ortaya konulan etkinlikler, tutarlı bir bütünlük içerisinde ortaya konulmadıkça, her çaba ancak bir serap olarak kalacaktır. Müslümanlar, hâlen karşı karşıya bulundukları psikolojik ve politik ablukayı ancak evrensel İslam kardeşliği bilincini yükselterek kaldırabilirler. İslam'ın özü, teslimiyetçi bütün davranışlara kesinlikle itiraz etmektedir. Her tür sığ yorumu bir yana bırakarak ilahi aşk ahlakını dilden dile, gönülden gönüle taşıyarak eksiksiz bir iman kimliği kazanmak üzerimize borçtur.
İslam, dar ve sığ kalıplara sokulmaktan muzdariptir. İslam tekelci her tür oluşumdan muzdariptir. İslam'ı yalnızca herhangi bir eğilimin özel kuralları ile sınırlayan bağnazlıkları kırarak yerel yaklaşım ve yapılanma biçimlerini aşarak bütün bir yeryüzüne göre ve bütün bir yeryüzü için geçerli olabilecek bir anlayış ve sorumluluğu yükselterek evrensel İslam ahlakı yaşatılabilir.