Emir Ruşen

Emir Ruşen
@EmirRusen
Üsküdar, İstanbul
4 Kasım 1999
73 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Modern düşünce hareketlerinin İslam'a yönelik yıkıcı eleştirileri karşısında savunmaya geçen Müslüman aydınlar, geleneksel anlayışla modern anlayışı uzlaştırma yarışına girmiş bulunmaktadır. Müslüman aydınların bu çabaları sonunda ortaya melez bir kültür, melez bir İslam anlayışı çıkmıştır. Müslüman aydınlar, pozitivist açıklamalar karşısında çok ama çok ihtiyatlı bir tutum içerisinde bulunmaktadır.
Mahya Yayıncılık
İnsan ve Toplum
Reklam
Günümüzde bütün sistemler, toplumların yalnızca maddi refahını sağlama çabası içerisindedir. Hemen bütün sistemlerin gündemini gelişme, zenginlik ve refah dolduruyor. Halbuki gelişme de zenginlik de refah da insani bir değer değildir. Bütün modern sistemler, insani her tür değerden yoksundur. Günümüzde bütün halklar manen yoksullaştırılmıştır. Gelişme, refah ve zenginlik, yığınların umutsuzluklarına tercüman olamamaktadır. Bütün bir insanlığın giderek büyüyen ruhsal sorunlarının çözümüne modernist söylemin bir katkısı yoktur. Modern hayatın köleleri, Müslümanları modern söylemin dışında kalmakla suçlamaktadır. Müslümanlar, modernizmin sadece bir büyü, sadece bir sihir olduğunu biliyorlar. Müslümanlar, modern dünya olgusunun yalnızca maddi değerler üzerine kurulu olduğunu biliyor. Modern dünyada, yalnızca maddi değer ölçütlerinin yüceltilmesi nedeniyle, tedrici bir kültürel yoksullaşma süreci yaşanıyor. Bu yoksulluk gittikçe daha bir derinleşecektir. Bugün bütün dünyada teknik ve iktisadi gelişmeyi din hâline getiren politikalar üretilmektedir. Bütün bir insanlığın ilgisi yalnızca teknik ve ekonomik gelişmelere ayarlanmaktadır. İnsan ve insani değer kaynakları, bilinçli bir biçimde ihmal edilmektedir.
Mahya Yayıncılık
İnsan ve Toplum
Bir yığın belirsizlikle yüklü bir sosyal hayatın akışı içerisinde, Müslümanın belirleyici bir aktivite içerisinde olabilmesi sözünü ettiğimiz düzenleyici ilişkiyi gerçekleştirmesine bağlıdır. Bu bir zorunluluktur. Bu ilişkiyi gerçekleştirmeyen topluluklar, fiilen var olmak yerine, potansiyel bir yığın olarak vardır. Nitekim bugün Müslüman halklar, böylesi bir durumla karşı karşıyadır. Fiilî mücadelenin dışında bulunan Müslümanlar, İslam'ı özel günlerde giyilip çıkarılan bir forma gibi kullanmaktadır. İslam açısından, Müslümanların ruhani hayatın içerisinde ama toplumsal hayatın dışarısında olmaları kabul edilebilir bir durum değildir.
Mahya Yayıncılık
İnsan ve Toplum
Müslümanlar, aynı ağacın yapraklarıdır. Ulus ve bölge farklılıkları, mezhep ve meşrep farklılıkları bu ağacın yapraklarındaki renklerin tonları gibidir. Çeşitli nedenlerle ayrı ayrı akan bütün ırmaklar tek bir sele dönüşmek zorundadır. Rahmete yönelen bir topluluk, geçmişin hamasi duyarlığını yaşatmak yerine, günün ve geleceğin imkânlarını hazırlamakla yükümlü bulunmaktadır.
Mahya Yayıncılık
İnsan ve Toplum
Hayatın kaynağı, niteliği ve özü, değerleri ve dinamikleri konusunda hiçbir ideoloji İslam'la yarışamaz. Hiçbir ideoloji insanın ve toplumun doğasıyla bütünleşen bir sistem ortaya koyamaz. Müslümanlar bu gerçeği varlıklarına gereği gibi nakşedebilmelidir.
Mahya Yayıncılık
İnsan ve Toplum