Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu dünyayı ne tersine döndürmenin ne de onu yeniden düzenlemenin ne de bilinmeyene doğru hızla ilerleyen bu uğursuz koşuyu engellemenin mümkün olduğunu anlayalı uzun zaman oldu. Mümkün olan tek bir direniş vardı: dünyayı ciddiye almamak.
Hayat, herkesin herkese karşı mücadelesidir. İnsanlar birbirlerini fark ettikleri anda birbirlerinin üzerine atılmazlar. Bunun yerine, başkasının üzerine suçluluğun utancını atmaya çalışırlar. Öbürünü suçlu kılan kazanır. Hatasını itiraf eden ise kaybeder.
Narsist, kendini beğenmiş ile aynı şey değildir. Kendini beğenmiş biri başkalarını hor görür. Onları küçümser. Narsist ise başkalarına fazla değer biçer; çünkü her insanın gözünde kendi görüntüsünü görür ve o görüntüyü güzelleştirmek ister.
Bunalım dile getirilebilir, belirtiler oluşturabilir, birtakım işaretlere ve fantazmalara dönüşebilir ya da eylemle giderilebilir. Hatta bulaştırılabilir; acı ise sadece insanın kendisine aittir. Yanık yarasının ne olduğunu anlayabilmek için yanmak gerekir. Ama yine yanan başka birisinin acısının derecesini anlayabilme olanağı yoktur. Sözgelimi yanma bir kader birliği yaratabilse de insanı acısının verdiği yalnızlıktan ve böyle bir acıyı sadece kendisinin çektiği düşüncesinden kurtaramaz. Hiç kuşkusuz acı çeken bir insan asla o kadar yalnız değildir bu anlamda.