Başarının temelinde, yüzde doksanın üstünde duygusal zeka bulunmaktadır. Duygusal zekanın temelinde ise özgüvene, yani kişinin kendi başına bir şeyi yapabileceğine olan güveni yatar. Bilgiyi temel alan akademik veya zihinsel zeka adı verilen faktörün başarıya katkısı ise sadece yüzde dört - beş dolaylarında olmaktadır.
Özgüveni yüksek kişi, bilgi eksikliğini araştırarak kapamakta veya bu bilgilere sahip birini çalıştırmaya başlamaktadır
Gözden gelen mesajlar ilk izlenimin yüzde elli beşini, kulaktan gelen mesajlar yüzde otuz sekizini oluşturmaktadır. Kişinin 'ne söylediğini' belirten içerik ise, ilk izlenimin ancak yüzde yedisini oluşturmaktadır.
Görsel kanal: % 55
İşitsel kanal: %38
Söz / İçerik: %07
Bu sonuçlardan anlaşılan o ki, ilk karşılaştığımız zaman nasıl göründüğümüz, nasıl bir yüz ifadesine sahip olduğumuz ve nasıl konuştuğumuz, ne konuştuğumuzdan daha önemli olmaktadır.