Kitabı okurken sanki geçmişte gerçekten var olan bir enstitünün hikayesini okuyor gibiydim. Hayri İrdal ve Halit Ayarcı'nın bu kadar zıt kişilikler olmasına rağmen devam eden dostluğu( dostluk demek pek doğru olmaz) bana hayatta bazı şeylerin mümkün olabileceğini hatırlattı. Kitabı okuduktan sonra Serkan Keskin'in bireysel tiyatrosuna da şans eseri gidebildim ve çok beğendim. Kitabı okuyan ve beğenen okurlara gitmelerini tavsiye edebilirim. Muhteremi canlı gözle görmek gerçekten insanı bir garip hissettiriyor. Kitabın bende bıraktıği en büyük etki ise, bitirdikten ve tiyatrosuna gittikten sonra sanki saat vücudumun bir parçasıymışta 19 yıllık hayatımda onsuz yaşamımı sürdürmüş gibiydim. Kendi benliğime ve bütçeme göre bir saat satın alıp vücudumdaki eksikliği tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorum.