Dinle, benden çok daha bilgilisin, ben
senin yanında cahilin biriyim, ama bana öyle geliyor ki biz şimdiden
ölmüş sayılırız, körüz çünkü ölüyüz ya da bunu başka biçimde
söylememi istersen, ölüyüz çünkü körüz, ikisi de aynı kapıya çıkıyor,
Ben hâlâ görüyorum, Ne mutlu sana, ne mutlu senin kocana, bana ve ötekilere ama görmeyi sürdürüp sürdürmeyeceğini bilmiyorsun,
gözlerin görmez hale gelirse bizim gibi olacaksın, hepimizin sonu
aşağıdaki komşu gibi olacak, Bugün bugündür, yarın da yarın, ben
bugünden sorumluyum, ama kör olursam yarından sorumlu
olmayacağım, Neyin sorumluluğu, Herkes gözlerini yitirmişken benim
hâlâ görmekte oluşumun getirdiği sorumluluk, Dünyadaki tüm körlere
rehberlik edemezsin, onların hepsini doyuramazsın, Öyle yapabilmem
gerekirdi, Ama elinden gelmez, İnsanlara elimden geldiğince yardım
ederim, Bunu yapacağını çok iyi biliyorum, sen olmasaydın şu anda
ben de hayatta olmazdım belki, Ve şimdi senin ölmeni istemiyorum,
Burada kalmalıyım, benim görevim bu, burası benim evim, geri
dönecek olurlarsa annemle babamın beni burada bulmalarını
istiyorum, Dönecek olurlarsa, bunu kendi ağzınla söylüyorsun, ayrıca
onlar hâlâ senin annen baban olarak kalabilecekler mi, bir de bunu
bilmek gerekiyor, Anlamadım, Aşağıdaki komşu kadının eskiden iyi bir
insan olduğunu söyledin bana, Zavallı kadın, Zavallı annen ve zavallı
baban, birbirinize yeniden kavuştuğunuzda, gözleriniz gibi
gönlünüzün de körleşmiş olduğunu göreceksiniz, şimdiye kadar bizim
içimizde yaşayan ya da bizi şimdiye kadar yaşatan ve bizi biz yapan
duyguları gözlerimize borçluyuz, gözlerimiz görmeseydi bambaşka
duygulara sahip olurduk, bu nasıl olurdu, duygularımız ne yönde
değişirdi bunu bilemeyiz, Ölü sayılmamız gerektiğini, çünkü
görmediğimizi söylüyorsun, her şeyin özü burada yatıyor işte,