Emirhan Eracar

Emirhan Eracar
@Emirhanos
Adım Emirhan, okuduğum kitaplarla ilgili yazılarımı ve anlatmak istediklerimi buraya yazıyorum.
Öğrenci
Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla ilişkiler ve Reklamcılık bölümünde okuyorum
Kastamonu
Dünya, 30 Eylül 2003
25 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı

Emirhan Eracar

, bir kitap okudu
9/10
·48 syf.·
Beğendi
·
20 saatte okudu
·
2022 25. kitabı
Osman Cemal Kaygılı
6.2/10 · 293 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
DİN VE VAROLUŞÇULUK
Çalışmalarında varoluşçu izlekleri kullanan çok tanınmış bazı Hı- ristiyan ve Yahudi filozoflar olmakla birlikte genele bakılınca, varo- luşçuluk çoğu zaman tanrıtanımazlıkla ilişkilendirilir. Bu tüm tanrı- tanımazların mutlaka varoluşçu oldukları anlamına gelmez; daha çok varoluşçu düşünceyi benimseyenlerin genelde tanrıtanımaz olduklarını ifade eder. Bu niçin böyledir? Varoluşçuluk, Tanrı'nın var olduğunu ya da olmadığını kanıtlama çabasına girmez. Ama varoluşçuluğun ana fikirleri ve izlekleri (örneğin tam özgürlük), her şeye gücü yeten, her yerde mevcut, her şeyi bilen ve sonsuz rahmet sahibi bir var- lığın olduğu fikriyle açıkçası pek de iyi uyuşmaz. Yüce bir varlığa inandığını belirten varoluşçular bile, dinin kuşku götürür olduğu görüşünde birleşir. Varoluşçuluk, insanların anlamlarını ve amaç- larını kendi içlerinde aramalarını ve keşfetmelerini ister; ama dı- şarıdan bir gücün insanlığı denetlediğine inanıyorlarsa, böyle bir şey mümkün olmaz.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Uç kısımlı ruh kuramı
Platon, akılcılığa ve ruha ilişkin anlayışını Devlet'te ve çok bilinen bir diğer diyaloğu Phaidros'ta irdeler. Ruh, Platon'a göre akıl, tin ve iş- tah olmak üzere üç kısma ayrılabilir. 1. Akıl: Ruhun bir şeyin doğru mu, yanlış mı, gerçek mi, görü- nüşte mi olduğunu düşünüp anlamaktan ve akılcı kararlar vermekten sorumlu olan kısmı budur. 2. Tin: Ruhun zafer ve onur özlemi çeken tüm arzulardan so- rumlu olan kısmı budur. Bir bireyin adil bir tini varsa, tin aklın yol göstermesi için akla baskı yapar. Tinin engellenmesi, öf- keye ve kötü muamele duygusuna yol açar. 3. iştah: Ruhun, en temel derin özlemlere ve arzulara kaynak- lık eden kısmı budur. Örneğin, susama ve acıkma gibi şeyler, ruhun bu kısmında bulunabilir. Ne var ki, aşırı yeme ya da cinsel aşırılık gibi gereksiz ve uygunsuz dürtüleri de iştah öne çıkarır. Platon, ruhun bu farklı kısımlarını açıklamak için, ilk önce adil bir toplumdaki üç farklı sınıfa göz attı: Bunlar Koruyucu, Yardımcı ve Çalışan sınıflarıydı. Platon'a göre, bireyin kararlarında aklın hükmü geçmelidir; tin akla yardımcı olmalıdır; iştah ise itaat etmelidir. Bi- rey, bu üç kısım arasındaki ilişkiyi doğru dürüst sürdürerek bireysel adaleti başarır. Keza Platon'un düşüncesine göre, mükemmel bir toplumda Koruyucu sınıfı (felsefeyi esas alarak önderlik eden, toplumun da tüm kalbiyle izinden gittiği yöneticiler) aklı temsil ederdi; Yardımcı sınıf (toplumun geriye kalanının Koruyucu sınıfa boyun eğmesini sağlayacak askerler) tini temsil ederdi; Çalışan sınıf, yani toplumun işçileri ve tüccarları ise iştahı temsil ederdi.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Sokrates yontemi
Sokrates, diğer kişinin iddialarını çürütme yöntemi olarak, onun tezinin aksini kanıtlama (elenkhos) yöntemini kullanıyordu. Bu yön- temin adımları şunlardır: 1. Bir kişi, Sokrates'e bir önerme yöneltirdi, o da daha sonra bunu çürütürdü. Ya da Sokrates diğer kişiye, örneğin "Cesaret nedir?" gibi bir soru sorabilirdi. 2. Diğer kişi cevabını verince, Sokrates, onun cevabının geçerli olmadığı bir senaryo tasarlar, ilk önermesinin yanlış olduğu- nu farz etmesini o kişiden isterdi. Örneğin diğer kişi, cesare- ti, "ruhun direşkenliği" olarak tanımlarsa, Sokrates "Cesaret, ince bir şeydir;' oysa "Cahilce direşkenlik, ince bir şey değil- dir:' diyerek bu iddiayı çürütebilirdi. 3. Diğer kişi bu sava katılırdı ve o zaman Sokrates, kuralın istis- nasını kapsayacak şekilde önermeyi değiştirirdi. 4. Sokrates, kişinin önermesinin yanlış olduğunu ve yadsıma- nın aslında doğru olduğunu kanıtlardı. Diğer kişi, verdiği yanıtı değiştirmeye devam ederken, Sokrates de çürütmeye devam ederdi ve böylelikle, bireyin cevabı asıl gerçeğe gide- rek yaklaşırdı.
Sayfa 16·Kitabı okudu