Yaşayan anne, ölü (yani zararsız) bir anneye dönüştürülür; ıstırap çeken benlik, ıstırabın ötesine geçebilen ölü bir benliğe dönüştürülür ve annenin o benliğe çektirdiği ıstırap hazza dönüştürülür.
Bu insandışılaştırma, üç özel fantezi kullanılarak gerçekleştirilir... Bu fantezilerin hepsi, sinir bozucu zalim bir annenin insafına kalmış çaresiz, muhtaç bebek olma deneyimini inkâr etme çabalarıdır. Birinci fantezi: "Korkmama gerek yok çünkü annem gerçekte var olan biri değil, yani o ölü ya da mekanik ve tüm kontrol bende" İkinci fantezi: "Korkmama gerek yok çünkü kötü niyetli annem tarafından kontrol edilmenin ötesindeyim çünkü ben de insan değilim -yani ölüyüm ve acıyı hissedemiyorum- ya da insanda da aşağı, bir köleyim hareket geçmek yerine sadece talimatlara uyan bir köle". Ve üçüncüsü: "Zafer kazandım ve kontrol bütünüyle bende çünkü ezici, hadım edici, devasa canavar anne yaratığım bana ne kadar zalimce davranırsa davransın, bundan zevk alabiliyorum ve bu nedenle o (o yaratık) benim emrimi yerine getiriyor"... Bu üç bilinçdışı fantezi, insan olarak annenin kontrolünü inkâr ederek, savunmacı bir şekilde aktifi pasife çevirerek ve kontrol edilmekten zevk alarak pasifliği ortadan kaldırır. Bu ü. fantezi, annenin çocuğu incittiğini ya da incitebileceğini reddeder. Neticede bebek şöyle der: "(1) Anne var olmuyor, (2) ben var olmuyorum, (3) Onu -o artık insan olmayan bir 'yaratık'- bana zevk vermeye zorluyorum.
Bununla beraber Williams bize niçin her zaman zihnimizi daraltma eğiliminde olabileceğimizi hatırlar: Düşündüğünüzden daha büyük bir dünya, "düşündüğünüzden biraz daha ürkütücü bir dünyadır" (ifadede manevi bir destek vardır ama aynı zamanda "biraz" kelimesinde de bir miktar cinas olduğu söylenebilir. Düşündüğünüzden daha büyük bir dünya biraz ürkütücüyse, o zaman korkumuzu düzenlemenin yolu düşünmektir.