Neredeyse dört yüz yıl önce bu gece, büyük bir vatandaş ortak kültürümüze önemli bir katkıda bulundu. En çok şamatası ve parlak ışıklarıyla hatırlansa da dikkat çekmeden, sessizlik ve gizlilik içinde yapılmış bir katkıydı bu. Majestelerinin hükümeti, bu görkemli akşamı anmak için siz sadık vatandaşlarına gizlilik ve mahremiyet haklarını iade etmekten memnuniyet duyuyor. Üç gün boyunca hareketleriniz izlenmeyecek. Konuşmalarınız dinlenmeyecek. Ve yürürlükteki tek kanun "istediğinizi yapın" olacak. Tanrı sizi korusun ve iyi geceler.
Erkekler niçin kompülsif bir biçimde kadınlara hükmetmeye çalışır? Çünkü çocukluklarında kendilerine anneleri tarafından hükmedildiğini hissetmişlerdir. Aslında, gereksiz yere kabataslak olsa da erkek kimliğini -ve belki de farklı bir şekilde kadın kimliğini- çocukluk travmasının yetişkin zaferine dönüştürülüşü şeklinde görmek mümkündür (kadın düşmanlığı her zaman zafer peşindedir). Ancak bu açıklamaya göre hayatta kalmak, dönüşüm kapasitesi diyebileceğimiz duruma bağlıdır. Ve işin ironik tarafı (eğer ironi kelimesi yetersiz kalmazsa) erkek kendisini yalnızca nefret ettiği ve korktuğu kadının bir versiyonuna dönüştürür (hükmedilen hükmeden olur).