Eğer bir organizma hayatta kalma modunda sıkışıp kalırsa, tüm enerjisi görünmez düşmanlarla savaşmaya odaklanır beslenme bakım ve sevgi için yer almaz. Biz insanoğlu içinse, zihin görünmeyen saldırılara karşı kendini savundugu sürece, hayal etme, planlama, oynama, öğrenme ve başka insanların ihtiyaçlarına dikkat etme gibi en yakın bağlarımız tehdit altındadır.
Herhangi bir konuda bir kişinin belli bir davranışı yalnızca bir kez yapacağını ve bir daha tekrarlamayacağını düşünmek yanlıştır köle gibi çalışıp 30 yaşına kadar para biriktirelim ve bundan sonraki keyfini çıkaralım diyenlerin hatası da budur 30 yaşında hırsa ve sıkı çalışmaya yatkın olurlar ve asla bir daha keyfini çıkaramazlar kişi yaptığı şeyi yine yapacaktır ve aslında uzak geçmişte de yapmıştır yaşamın acı veren yolu kendi düşüncelerini bizi tekdüze sürüklemesidir aslında bu kararları vermeden önce de biz zaten o yönde ilerliyorduk bir karar bir davranış başka bir zamanda yapacaklarımızın yanılmaz işaretleridir bunun nedenini belirsiz gizemli ve astrolojik değildir çünkü yineleyen otomatik tepkilerin sonucudur
Eski bir metafor vardır. Köylüler bir gün nehirde bir gün ceset görüyorlar. Cesedi nehirden çıkarıp gömüyorlar. Ertesi gün nehirden iki ceset daha geliyor; doğru olanı yapıp cesetleri gömüyorlar. Bu bir süre böyle devam ediyor ve en sonunda merak etmeye başlıyorlar - nehirdeki bu cesetler nereden geliyor, bunu durdurmak için bir şey mi yapsak acaba? Ve durumu anlamak için nehrin yukarılarına gidiyorlar.
Biz iyi saydığımız şeylerle yaşıyar, kötü saydığımız şeyleri cezalandırıyorduk. Siz kötü ilan ettiğiniz şeylerle yaşıyor ve iyi olduğunu bildiğiniz şeyleri cezalandırıyorsunuz.