Aşkınlık deneyimi insan yaşamının bir parçası olagelmiştir. Duygularımıza kapıldığımızda, ayaklarımız bir an olsun yerden kesildiğinde, kendimizden geçmeye (esirmeye) başlarız.Böyle zamanlarda alıştığımızdan daha duyarlı yaşarız, bütün duyularımız açıktır, insanlığın bütün yü-künü omuzlarımızda hissederiz. Esirmenin en geleneksel araçlarından biri dindir, ne var ki insanlar aradıklarını tapınaklarda, sinagoglarda, kiliselerde ya da camilerde bulamadıklarında, başka yerlere yönelirler: arayışlarını sanat, müzik, şiir, rock, dans, uyuşturucu, seks veya spor aracılı ğıyla sürdürürler. Şiir ve müzik gibi mitoloji de, ölüm ve yok olma olasılığı yüzünden kapıldığımız umutsuzluk karşısında bile, bize coşku verebilmelidir. Artık bunu sağlayamayan bir mit tükenmiş, işlevini yitirmiş demektir.