Emrah Diler

Emrah Diler
Kim var imiş biz burada yoğ iken.
Paleolitik mitolojide insanların öldür­mek zorunda kaldığı hayvanlara büyük saygı gösterdiği görülür. İnsanların elinde avlanmak için yeterli araçlar yoktu, çünkü avlarından çok daha zayıf ve küçüktüler. Ye­ni silahlar ve yöntemler geliştirerek bu açığı kapatmaları gerekiyordu. Ne var ki asıl sorun psikolojik açıdan çelişki­li duygular yaşamalarıydı. Antropologlar modern zaman­larda yaşayan yerli insanların hayvanlara ya da kuşlara gönderme yaparken, onları daha çok kendileriyle aynı dü­zeyde "insanlar" olarak gördüklerini belirtirler. İnsanların hayvana, hayvanların insana dönüştüğü öyküler anlatır­lar; bir hayvanı öldürmenin dostunu öldürmekle eşanlam­lı olduğundan söz ederler, bundan dolayı kabile üyeleri başarılı av gezisinden dönüşte genellikle suçluluk duygu­ suna kapılırlar. Avcılık kutsal ve büyük ölçüde gergin bir etkinlik olduğundan, büyük bir ağırbaşlılıkla yürütülen, töre ve tabularla çevrili bir törene benzer. Ava çıkmadan önce avcının cinsel ilişkiden kaçınması, kendini temiz tut­ması gerekir; av öldürüldükten sonra eti kemiklerinden sıyrılır, hayvanın yeniden doğuşuna ve yeniden yaşam bulmasına olanak vermek üzere iskeleti, kafatası ve kürkü özenle bir yere serilirdi.
Tarih
Reklam
Aşkınlık deneyimi insan yaşamının bir parçası olagel­miştir. Duygularımıza kapıldığımızda, ayaklarımız bir an olsun yerden kesildiğinde, kendimizden geçmeye (esirme­ye) başlarız.Böyle zamanlarda alıştığımızdan daha duyar­lı yaşarız, bütün duyularımız açıktır, insanlığın bütün yü-künü omuzlarımızda hissederiz. Esirmenin en geleneksel araçlarından biri dindir, ne var ki insanlar aradıklarını ta­pınaklarda, sinagoglarda, kiliselerde ya da camilerde bula­madıklarında, başka yerlere yönelirler: arayışlarını sanat, müzik, şiir, rock, dans, uyuşturucu, seks veya spor aracılı­ ğıyla sürdürürler. Şiir ve müzik gibi mitoloji de, ölüm ve yok olma olasılığı yüzünden kapıldığımız umutsuzluk kar­şısında bile, bize coşku verebilmelidir. Artık bunu sağlaya­mayan bir mit tükenmiş, işlevini yitirmiş demektir.
Felsefe
Hepimiz nereden geldiğimizi öğrenmeye can atarız, ancak ilk atalarımız tarih öncesinin sisli orta­mımda kaybolduklarından, biz de tarihsel olmasa da, atala­rımızın çevre koşullarına, komşularına ve geleneklerine karşı takındıkları tutumları açıklayabilmek için mitler üretmişizdir. Ayrıca nereye gittiğimizi de bilmek isteriz, bundan dolayı ölüm sonrası yaşamı anlatan öyküler uy­dururuz.
Bilim

Emrah Diler

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.·
1 saatte okudu
·
2019 47. kitabı
Cahit Külebi
8/10 · 999 okunma