Buldum bulmasına da ona sevdiğimi söyleyemiyorum ki. Onu her gördüğümde boğazım bir düğüm oluyor önce kalbim uçuyor semaya Ve Kelimeler ıslak bir şekilde konuşmaya başlıyorum sonra Sonra.O öncesinden hazırladığım konuşmaları birer birer unutuyorum Konu başka başka değişiyor ve gelmiyor elimden bişey kalbim semada bağırıyor canım yanmakta deyu Ama söylersende kabul etmezse seni. Bir daha dönmem diyor Şimdi sen söyle bulduğum doğru mu beni sabahlara kadar uyutmayan yastığımı sırılsıklam eden kişi şiirleri dilimden düşürmediğim yeni şiirler yazdığım o kişi doğru mu sen söyle dünyada eşi benzeri olmayan her baktığım her yerde yüzünü aklıma yansıtmam her şiirde onu anmam doğru mu sence sen söyle
sanki bir teleskobun yanlış ucuna bakar gibi ufaldığını hissetim. Kalbimi yoran o şey artık yoktu. Böylelikle, ben de artık tamamlanmış gibi, ferahlatıcı bir tatmin duygusuyla baş başa kaldım.
Kendini okumaya kaptırmak vücut için kötü olabilirmiş. Burada kaldığımız süre boyunca, dolup taşan düşüncelerimin gürültüsünden kaçıp yalnızca yeni geminin yola çıkışına itikat ederek basit bir şekilde yaşayıp geçip gitmenin kötü bir şey olmadığını düşünüyorum.
Görünürde her zaman gülümsüyor olsam da içeride çaresiz bir mücadeleyle debeleniyordum, bir ipte yürüyordum, ter içindeydim, onları eğlendirdikçe felaket ihtimali her an yaklaşıyordu.