Uzaktan bakıldığında insanın gözüne çok büyük ve gizemli görünen olgular,günlük yaşamımıza ufak,basit,doğal olaylar olarak girer. Sanki insanın çevresine görünmez bir sınır çekilmiş gibi…Bu sınırın dışında gelişmekte olup giderek yaklaşan olaylar,sisli bir denizde yüzen,devasa boyutta,değişken varlıklar gibi görünürler.Ama yaklaşıp eyleme geçtiklerinde,insanın yaşamıyla çarpışırlar ve insan boyutunda insan şeklinde varlıklara dönüşürler. Yaşanan hayat ile hissedilen,sezinlenen,uzaktan görülen hayat arasında dar bir kapı gibi dikilmiş olan görünmez bir sınır vardır. Buradan geçebilmek için yaşanmış olan olayların imgeleri büzülüp ufalır,insanın içine sığacak boyutlara gelirler.