Bu kız ölecekti. Doktorlar öyle demişti. Bak sen şu Allah'ın işine... Hiçbir şey yaşamadan nasıl ölürdü bir insan? Nasıl göz yumardı şuncacık bir kızın ölmesine yukarıdaki, aklı almıyordu Meşhur'un. Hayret ediyordu. Aslında bunda şaşılacak bir şey yoktu. Bütün haksızlıklara, zorbalıklara, kötülüklere, savaşlara, yalanlara rağmen hâlâ nasıl inanabiliyordu insanlar onun iyiliğine, gücüne, cennetine, meleklerine? Bir ömür kendilerini adayabiliyorlardı. Nasıl bir körlüktü bu? İşte bunu anlamıyordu.