Emre Uçan

Bir erkek o an için dikkatini bir şeye ne kadar yoğunlaştir-mişsa o kadar homurdanacaktir. Aslinda homurdanmalarinin yardimetmeyi istememesiyle hiçbir ilgisi yoktur; bu yalnızca kendisinden is-tekte bulunulduğu sırada ne kadar meşgul olduğunun bir gösterge-sidir. Kadınlar genellikle erkeklerin homurdanmalarını yanliş yorum-larlar. Kadin, onun arzusunu yerine getirmeye istekli olmadiğını dü-şünür. Oysa gerçek bu değildir. Erkek kadının arzusunu düşünmüyorolsa, sakin bir şekilde, “Hayır,” diyecektir. Homurdanmasi iyiye işaret-tir; sizin isteklerinizle kendi gereksinmelerini karşılaştırdığını gösterir.
Sayfa 267·Kitabı okudu
Reklam
Pascal
“Insanin yüceliği, sefilliğini bilmesindedir: Ağaç sefil olduğunu bilmez. Şu halde sefilliğini bilmek sefil olmaktir, fakat insanın sefil olduğunu bilmesi onun yüceliğidir... Bütün bu sefillikler insanın yüceliğine delalet eder. Büyük bir beyin sefilliği, tahtından indirilmiş bir kralın sefilliği.”
Sayfa 39·Kitabı okudu
Pascal diyor ki:
Bütün bu felsefelerin ortak bir kusuru vardır: Hayatın insanaklı tarafından düzenlenebileceğini varsayarlar.Buna göreakıl, yaşanabilecek kayıplardan, zarar ve ziyandan azade biryaşam biçimi tasarlayabilir ya da bu mümkün olmuyorsa daduyguları kontrol ederek, yaşanacak her türlü kayıp, zararve ziyana göğüs gerebilir.Gerçekte ise ne yaşama biçimimizine de duygularımızı bu şekilde kontrol edebilmemiz müm-kündür. Yaşamımızı rastlantılar, duygularımızı ise bedenimizşekillendirir. İnsan hayatının -ve felsefenin- büyük bir bölü-mü,bu gerçek karşısında kendini oyalama çabasıdır.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Beklemeye değecek bir sey var mi hayatinda? Seni gecik-tiren, alikoyan zevklere doydun çoktan. Hiçbiri yeni değilsenin için, doyup bikmadığın yeni bir zevk kalmadı. Katık-siz şarabin da su katılmış şarabın da bilirsin tadını. Sidiktorbandan yüz testi ya da bin testi şarap geçmiş, ne farkeder!... Hayatta da bir piyeste olduğu gibidir - ne kadaruzun sürdüğü değil, ne kadar iyi oynandığıdir önemli olan.Onu hangi noktada sonlandırdığınin ne önemi var? Istedi-ğin zaman bitir; yeter ki iyi bir bitiş olsun bu.33
Sayfa 34·Kitabı okudu
Kedi nefreti çoğu kez,mutsuzluğa batmış insanların kendilerine duydukları nefretin,mutsuz olmadığını bildikleri canlılara yönlendirilmiş halidir. Kediler doğalarına kulak vererek yaşarlar, insanlar ise doğalarını bastırarak. Çelişkili görünse de, bu da onların doğasıdır. Aynı zamanda da barbarlığın bitip tükenmez cazibesinin kaynağıdır. Birçok insan için uygarlık bir kısıtlanma halidir. Korkunun esiri olmuş, cinsel açlık çeken ve göster-meye cesaret edemedikleri bir öfkeyle dolu olan kimseler,kendini olumlayarak yaşayan bir canlı karşısında ister is-temez deliye dönerler. Hayvanlara zulmetmek, onları ken-di yaşamlarında sürünüp durdukları iç karartıcı sefalettenuzaklaştırır. Kedilerin eziyet görüp yakıldığı ortaçağ karna-vallari, ezilmişlerin şenlikleridir. ... --
Sayfa 27·Kitabı okudu
Reklam