Körlük, bir gün ansızın başlayan beyaz bir körlük salgınıyla açılır. İnsanlar karanlığa değil, bembeyaz bir boşluğa kör olur. Salgın hızla yayılır, devlet paniğe kapılır ve kör olanları sözde karantina altına alır. Ancak bu karantina, düzenin değil kaosun başlangıcıdır. Kurallar çöker, ahlak çözülür, güçlü olan zayıfı ezer. İnsanlar görmediklerinde değil, artık utanmadıklarında gerçekten körleşir. Herkes gözlerini kaybederken, asıl kaybolan vicdan olur. Körlüğün ortasında tek gören kişi ise bu dünyaya tanıklık etmek zorunda kalan en ağır yükü taşır.