"... hayatta anlamlı olan değerler parayla sahip olunamayanlar. Kitap, çalışacak insan, eşya alabilirsin; ama bunlar bilginin, dostluğun, paylaşma duygusunun yerini tutamaz."
"Bana Ay krateri kadar yabancı bir yer. Ne bir kişiyi tanıyorum ne de beni tanıyan biri var. Sorulardan, arkadaşlıklardan, toplumdan uzak, kendi içine dönen bir hayat. Bütün istediğim bu."
Dünya Kadınlar Günü, her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve kadınların hak mücadelesini, toplumsal eşitlik arayışını ve tarih boyunca verdikleri emeği hatırlatan uluslararası bir gündür. Bu günün ortaya çıkışı, 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında kadın işçilerin daha iyi çalışma koşulları için verdikleri mücadelelere dayanır.
Kadınlar Günü’nün kökeni çoğu zaman 1857 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde tekstil işçisi kadınların gerçekleştirdiği greve dayandırılır. Daha iyi çalışma koşulları, daha kısa çalışma saatleri ve adil ücret talebiyle yapılan bu protesto, kadın emeğinin görünürlüğü açısından tarihe geçen olaylardan biri olarak anılmaktadır.
Uluslararası Kadınlar Günü fikri ise 1910 yılında Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Alman aktivist Clara Zetkin tarafından önerilmiştir. Bu öneri kabul edilmiş ve kadın hakları mücadelesini dünya çapında hatırlatacak uluslararası bir gün oluşturulması kararlaştırılmıştır. İlk kutlamalar 1911 yılında Almanya, Avusturya, Danimarka ve İsviçre’de gerçekleştirilmiştir.
1921 yılında yapılan bir konferansta günün tarihi 8 Mart olarak kesinleşmiş, 1977 yılında ise Birleşmiş Milletler tarafından resmen tanınarak dünya genelinde kutlanan uluslararası bir gün haline gelmiştir.
Bugün 8 Mart, yalnızca bir anma günü değil; kadınların eşit haklar, adalet ve özgürlük için verdiği mücadelenin hatırlanması ve bu konudaki farkındalığın artırılması açısından önemli bir sembol olarak kabul edilmektedir.
Sadece 8 Mart'ta değil, tüm zamanlarda kadınların eşit haklar, adalet ve özgürlük için verdiği mücadelenin hatırlanması ve değerinin bilinmesi dileğiyle...