Emrah Sak

Emrah Sak
@Emrock34
Mizah Sen ve Mizahperver kitaplarının yazarı... BestemOl Youtube Müzik kanalının yöneticisi...
Ev Yapımı Sihirli Değnek - Hakkında
10/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 05:05
Şermin Yaşar’ın Ev Yapımı Sihirli Değnek isimli kitabı, isminden de anlaşılacağı gibi insana dışarıdan gelecek bir mucizeyi değil, kendi içinden çıkaracağı gücü hatırlatıyor. Bazen hayatta her şeyin
Edebiyat
Ev Yapımı Sihirli DeğnekŞermin Yaşar · Elma Yayınevi · 20193,114 okunma
Reklam
Sade Bir Hayat - Hakkında
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 05:32
"Bazı kitaplar insana yeni bir şey öğretmez belki ama unuttuğu bir şeyi güzelce hatırlatır." Hyunam-Dong Kitabevinden sonra Hwang Bo-Reum’un Sade Bir Hayat kitabını okumak bende aynı yazarın başka bir odasına girmişim hissi uyandırdı. Bu kez ortada bir kitabevi, karakterlerin hikâyeleri ya da roman akışı yok. Daha çok yazarın kendi hayatına, düşüncelerine ve sadeleşme çabasına yakından bakıyoruz. Kitap da zaten roman değil; sadelik, yavaşlamak, yalnızlık, yazarlık ve iç huzur üzerine deneme tadında yazılardan oluşuyor. Yazar, sade yaşamaktan bahsederken bunu kuru bir tavsiye gibi anlatmıyor. Kendi içinden geçtiği yolları, yorulduğu anları, durmak istediği zamanları ve hayatta neyin gerçekten önemli olduğunu fark edişini paylaşıyor. Bu yüzden kitap bana yapay gelmedi. Tam tersine, samimi bir iç döküş hissi verdi. Bazen insan hayatını düzene sokmak isterken daha da karıştırıyor. Daha çok şey yapayım, daha çok yetişeyim, daha başarılı olayım derken kendi iç sesini duyamaz hâle geliyor. Bu kitap bana biraz bunu düşündürdü. Belki de sadeleşmek, her şeyden vazgeçmek değil; insanın kendine yük ettiği fazlalıkları fark etmesi. Kitabın en sevdiğim tarafı, okuru zorlamaması oldu. “Şöyle yaşamalısın, böyle yapmalısın,” demiyor. Sadece yazarın kendi deneyimleri üzerinden sakin bir kapı aralıyor. O kapıdan girip girmemek sana kalıyor. Hayatın daha sade olması için illa her şeyi azaltmak gerekmiyor. Bazen sadece neyin bize iyi geldiğini, neyin bizi yorduğunu anlamak bile büyük bir başlangıç oluyor. Sade Bir Hayat da tam olarak böyle bir yerden konuşan, sakin ama içten bir kitap. Keyifli okumalar dilerim. Hwang Bo-reumHwang Bo-reum Sade Bir HayatSade Bir Hayat
Edebiyat
Sade Bir HayatHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 2025734 okunma
Hyunam-Dong Kitabevi - Hakkında
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 08:33
Hyunam-Dong Kitabevi bana sakin sakin ilerleyen ama okudukça insanın içine işleyen kitaplardan biri gibi geldi. Öyle büyük olayların peşinden koşturan, sürekli merak unsuruyla okuru sürükleyen bir roman değil. Daha çok insanın hayat yorgunluğuna, içindeki boşluklara, arayışlarına dokunan bir kitap. Kitabı okurken en çok şunu hissettim: Bazen insanın hayatında çok büyük değişikliklere değil, biraz durmaya ihtiyacı oluyor. Kendini dinlemeye, ne istediğini anlamaya, belki de uzun zamandır ertelediği şeylerle yüzleşmeye… Kitabevinin romanda sadece kitap satılan bir yer gibi değil de, insanların uğrayıp biraz nefes aldığı bir alan gibi anlatılması hoşuma gitti. Karakterlerin her birinin kendi içinde taşıdığı dertler, kırgınlıklar ve arayışlar var. Bu yüzden kitapta herkesin kendinden bir parça bulabileceği taraflar olduğunu düşünüyorum. Ben kitabı okurken şunu düşündüm: Belki de bazı kitabevleri sadece raflardan ibaret değildir. Bazıları insanın içindeki dağınık cümleleri toparlayan sessiz dostlardır. Benim için Hyunam-Dong Kitabevi, sessiz ama etkili bir kitaptı. Okurken insanı yormuyor; aksine biraz sakinleştiriyor. Hayatın koşuşturması içinde kendini ihmal edenlere, “Biraz dur, kendine de kulak ver,” diyen bir tarafı var. Keyifle okumanız dileğiyle... Hyunam-Dong KitabeviHyunam-Dong Kitabevi Hwang Bo-reumHwang Bo-reum
Edebiyat
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415bin okunma
Bir İdam Mahkumunun Son Günü - Hakkında
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 01:28
Victor Hugo’nun Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı eseri, hacim olarak küçük ama etkisi bakımından oldukça büyük bir kitap. Hani bazı kitaplar vardır ya; olay anlatmaz sadece, insanın içine bir duygu bırakır. Bu eser de tam olarak öyle. Sayfalar ilerledikçe bir hikâye okumaktan çok, darağacına doğru yürüyen bir insan ile empati yapmaya başlıyorsunuz. Victor Hugo, kitapta yalnızca bir mahkûmu anlatmıyor; adaleti, vicdanı, korkuyu, zamanı ve insanın çaresizliğini de anlatıyor. Ayrıca kitapta zaman çok yavaş ilerliyor. Dakikalar uzuyor, düşünceler büyüyor, duvarlar daralıyor. Kitabın en çarpıcı tarafı, başkahramanın adının bile olmaması. Kitap, belli bir kişiyi değil, insanı merkeze alıyor. Suç işlemiş olabilir, hata yapmış olabilir; ama yine de o bir insandır düşüncesini işliyor. Tam da bu yüzden eser, okuru klasik anlamda “suçlu mu suçsuz mu” tartışmasına da asla sokmuyor. Bir insanı, devlet eliyle, soğukkanlı bir kararla ölüme göndermek ne kadar doğrudur? Bir sistem eleştirisi yapılıyor. Kitapta fiziksel ceza işlenmez, sadece psikolojik cezayı anlatıyor. Yani ölüme giden süreç, korku ile idamı beklemek, her saniyeyi onun gölgesinde geçirmek, ölmeden önce defalarca ölmek. Mahkûmun ailesine, özellikle çocuğuna dair hissettikleri, kitabın en vurucu yerlerinden birisiydi. Özellikle küçük kızıyla olan son görüşmesi... Özetle: Okura, “Bu adamın suçu neydi?” sorusundan önce, “Bu adam da senin gibi bir can taşıyor,” dedirten psikolojik bir eser. Keyifle okumanız dileğiyle... Bir İdam Mahkumunun Son GünüBir İdam Mahkumunun Son Günü Victor HugoVictor Hugo
Alıntı
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Gönül Yayıncılık · 0152,3bin okunma
Kardeşimin Hikayesi - Hakkında
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 06:27
Zülfü Livaneli’nin kaleminden çıkan, ustaca işlenmiş bir eser. Bir cinayet romanı olarak giriş yapılan, ancak ilerledikçe bambaşka bir hikâyeye dönüşen bu kitap, okuduğum eserler arasında en ilginç bulduklarımdan biri olma özelliğini taşıyor. Karakterler ve davranışları sıra dışı olmakla birlikte, geçmişte yaşadıkları olaylar da bir o kadar şaşırtıyor okuru. Aşk, yalnızlık, zenginlik ve dil gibi konuların kitapta özellikle vurgulanarak işlendiğini görüyoruz. Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri, anlatının katman katman açılması. İlk sayfalarda basit bir olay gibi görünen hikâye, ilerledikçe insan ruhunun derinliklerine uzanan bir yolculuğa dönüşüyor. Okur, bir yandan gerçeği ararken bir yandan da anlatıcının dünyasında dolaşıyor. Bu durum, kitabın merak duygusunu son sayfaya kadar diri tutuyor. Livaneli’nin dili ise sade ama etkili. Fazla süslü cümlelere başvurmadan da güçlü bir atmosfer kurmayı başarıyor. Özellikle karakterlerin geçmişlerine dair verilen ayrıntılar, hikâyeye hem psikolojik bir derinlik kazandırıyor hem de okuru sürekli yeni sorular sormaya itiyor. Ayrıca birçok Livaneli kitabı gibi çok fazla bilgi içeriyor ve öğretiyor. Kitabı bitirdiğimde geriye yalnızca bir hikâye kalmadı; aynı zamanda insanın kendi hayatı üzerine düşünmesine neden olan bir duygu da kaldı. Bana göre bu romanın en güçlü tarafı da tam olarak burada yatıyor: Okuru sadece bir olayın peşinden sürüklemekle kalmıyor, aynı zamanda insanın kendi iç dünyasına doğru küçük bir yolculuk yapmasına da vesile oluyor. Sürpriz finali olan ve son sayfasına kadar şaşırtmayı amaçlayan bu kitabı keyifle okumanız dileğiyle... Zülfü LivaneliZülfü Livaneli Kardeşimin HikayesiKardeşimin Hikayesi
Edebiyat
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,4bin okunma
Reklam