Sonunu bilmediğimiz bir hikâyeyi akışına kapılıp zihnimizde farklı kurgularız; oysa çoğu zaman sonu bildiğimiz hikâyelerle aynıdır. Buna rağmen sonunu açıp okumak yerine kendimizi akışın heyecanına bırakıp farklı bir sona ulaşmayı bekleriz; çünkü hikâyeyi anlamlı kılan sondan ziyade bütünüdür. Zihinde büyüttüğümüz her ihtimal ise hikâyenin sonunda bizi yine ihtimallerden uzak, gerçeğin beklediği sona götürür.