Evet, insan kendinden uzaklaşabilir. Bazen yavaş yavaş, fark etmeden… Günlük telaşların içinde, başkalarının beklentilerini kendi sesinin önüne koyarak, aynaya baktığında gözlerinin ardındaki asıl “ben”i göremez hâle gelerek. Bazen de birden, bir kırılma anında, kendi kalbini korumak için ondan kaçarak.
Ama ne kadar uzaklaşsa da insan, kendi özünden bütünüyle kopamaz. İçimizdeki o derin çekirdek, en sessiz gecede bile fısıldar. Yitip gittiğini sandığımız tarafımız, bir şarkının kıyısında, bir kokunun gölgesinde, bir anının çıtırtısında yeniden çıkar karşımıza.
Kendinden uzaklaşmak mümkündür; ama kendine dönmek, insana verilen en kadim çağrıdır. Çünkü insan, en çok kendine sığındığında tamamlanır.
Günün sonunda insan hep kendine döner. Ne kadar uzaklaşsa da, avunsa da, dolaştığı bütün yollar kendi özüne çıkar. Çünkü en sessiz gecede bile kalbin fısıldar, en güvenli liman yine kendindir.