Mavi Vatan bilincinin yerleşmesinde çok büyük rolü olan ve bu konuda yaptığı akademik çalışmalarla Libya ile yapılan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasında büyük rol oynamış Müstafi Tümamiral Doç.Dr.Cihat Yaycı'nın,Doğu Akdeniz meselesini ve bu konudaki haklılığımızı herkesin anlayabileceği sade bir dille anlattığı,muazzam bir kitap.
Cihat Paşa,kitabın ilk bölümünde Doğu Akdeniz'in tarihteki ve günümüzdeki önemini anlatmış;sonraki bölümde ise Türkiye'nin haklılığını Uluslararası Hukuk ve teamüllere,Adalet Divanı Kararları'na dayanarak açıklamıştır.Kitabın ilerleyen bölümlerinde Yunanistan'ın tamamen hukuki temelden yoksun tezlerine dayanarak yaptığı girişimleri,mekik diplomasisini ve buna karşılık Türkiye'nin sahada ve masadaki girişimlerini kronolojik olarak anlatmış ve son olarak da Doğu Akdeniz'de milat sayılabilecek Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması'na değinilerek bunun önemi açıklanıp bundan sonraki süreçte yapılması gerekenler anlatılmıştır.
Türkiye, 2004 yılında Akdeniz'deki 32 Doğu boylamının batısında egemen hakları olduğunu;2005 yılında alınan Bakanlar Kurulu Kararı'yla da 28 Doğu Boylamı'nın Doğu'sunda egemen haklarımız olduğunu BM nezninde ilan etmiş ve bu hattın Batısındaki alanlardaki sınırların da uluslararası hukuka uygun olarak tarafların antlaşmasıyla kararlaştırılması gerektiği belirtilmiş, bu tezler muhtelif zamanlarda çeşitli mecralarda da tekraren deklare edilmiştir. Ayrıca 2006'dan itibaren Türk Donanması tarafından aralıksız yürütülen Akdeniz Kalkanı Harekatı ile de fiili olarak bu alanlar korunmuş ve diplomaside savunulan tezler sahada da savunulmuştır.
Bütün bunlar ve son olarak 2019 yılında yapılan Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması ile de anlaşılmıştır
Libya,Türkiye ile imzaladığı antlaşmada yer alan prensiplerin Yunanistan (ve hatta İtalya ile) de yapacağı anlaşmalarda uygulanmasını talep edebilecek ve böylelikle asgari 39.000 km2 daha deniz alanı kazanacaktır. Dolayısıyla,Libya'da hangi yönetim başa gelirse gelsin,Türkiye ile yapmış oldukları bu anlaşma ile kazanılan deniz alanlarını Yunanistan'a vermeye yanaşması milli menfaatlerine son derece aykırı olacaktır.
Yunanistan'ın,Mısır ile anlaşma imzalamak uğruna adalarına "kısmi" deniz yetki alanı tanıyarak bir sınırlandırma antlaşması imzalaması durumunda ise Türkiye'nin "adaların anakaralar gibi deniz yetki alanı olamayacağı" tezi kabul edilmiş olur ki, bu da Yunan politikalarının çöküşü anlamına gelecektir.