Çocuklarından herhangi birinde DEB
olan ailelerin, neredeyse tamamında, ayrıntılarda farklılıklar olsa da aynı gerilim ve stresi yansıtan öykülere rastladım. Ebeveynlerin
pek çoğu çocuklarının ilk birkaç yılında hayatlarındaki sıkıntıların farkında olsalar da bazıları DEB'li çocuklarının bebeklik ve ilk çocukluk dönemlerinin son derece mutlu dönemler olduğunu söylüyor.
Çevresel faktörler, DEB'ye genlerin olduğundan daha fazla neden olmaz. Ancak belli bir genetik materyal belli çevresel faktörlerle bir araya gelirse ortaya DEB çıkabilir. O genetik materyal
olmadan DEB olmaz. O çevresel faktörler olmadan da DEB olmaz. Şekillendirici çevre köken ailedir.
Bir çocuğun DEB'li olduğunun farkına varmak, sadece ona yardım edebilmek için bilgi sahibi ve yaratıcı olmayı gerektiren yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu anlamanın bir yolu olmalıdır,
çocuğun geri döndürülmez temel bir sorunu olduğu kanısına varmanın değil. Bu farkındalık çocuğu daha fazla sınırlamamızı değil, potansiyelini ortaya koyabilmesi için onu desteklememizi sağlamalıdır.
DEB'nin insan ilişkilerindeki sınırların farkına varmayı engelleyen bir tarafı da var.
DEB'li bazı çocuklar dokunulunca kendilerini çekme eğiliminde olsa da küçük yaşlarda pek çoğu yetişkinlerin üzerine kelimenin
gerçek anlamıyla tırmanmaya, hem fiziksel hem duygusal temasa dair doyumsuz bir arzu duyarlar.