Christopher Chabris şöyle der: "İlk izlenimler yanlış izlenimlerdir." Beyin için aşka bahane gerekir. Aşık olmaya hazır bir beyinle dolaşırsanız, karşınıza kimin çıktığı önemli değildir. Şiire yeteneği olup da âşık olmayan kişi enderdir. İnsan beyni önce karar verir, sonra kararına bahane arar; sağ ve sol yarıkürelerin çalışma prensibi buna neden olur.
"Rastgelelik ve tesadüfleri anlayamayan insan beyni, anlayamadığına bilinç atfetme hatasına düşer. (...) Ayrıca mitoloji, tarih, toplumsal inançlar da rassallığın yanlış yorumlanması ile şekillenir."
"İnsan ne kadar farklı yönden mutsuz ise aşık olup tek seferde iyi hissetmek isteme ihtimali o kadar yüksektir. Hem başarılı olma, hem itibar kazanma, hem güven hissi yaşama... Hayatın kalanında bu üç ihtimali aynı anda yaşamak çok zor. Üçü de sizde eksikse aşık olarak bu histen kurtulabilirsiniz."
Tarih boyu atalarımız çocukluktan yetişkinliğe geçer geçmez çocuk sahibi olduğu için, beyin bu dönemde çocuk sahibi olmadığımızda genlerimizin devam etmeyeceğini düşünür. Bu süreçte hormonlar sizi çocuk sahibi olmaya zorlar ve bu döneme “ergenlik” deriz. Gençlerin âşık olmaya yatkınlığı, beynin dürtülerle genlerini devam ettirme çabasındandır. Ergenlikten çıkmış, yetişkin hatta olgun biri de, çocuk sahibi olmamışsa, beyni herhangi bir yaşta genleri devamı fırsatını aşk olarak yorumlayıp kişiyi bu konuya dikkat vermeye zorlayacaktır.