"İnsan ne kadar farklı yönden mutsuz ise aşık olup tek seferde iyi hissetmek isteme ihtimali o kadar yüksektir. Hem başarılı olma, hem itibar kazanma, hem güven hissi yaşama... Hayatın kalanında bu üç ihtimali aynı anda yaşamak çok zor. Üçü de sizde eksikse aşık olarak bu histen kurtulabilirsiniz."
Tarih boyu atalarımız çocukluktan yetişkinliğe geçer geçmez çocuk sahibi olduğu için, beyin bu dönemde çocuk sahibi olmadığımızda genlerimizin devam etmeyeceğini düşünür. Bu süreçte hormonlar sizi çocuk sahibi olmaya zorlar ve bu döneme “ergenlik” deriz. Gençlerin âşık olmaya yatkınlığı, beynin dürtülerle genlerini devam ettirme çabasındandır. Ergenlikten çıkmış, yetişkin hatta olgun biri de, çocuk sahibi olmamışsa, beyni herhangi bir yaşta genleri devamı fırsatını aşk olarak yorumlayıp kişiyi bu konuya dikkat vermeye zorlayacaktır.
Doğum yapmak, birçok erkeğin hayal ettiği gibi güzel ve kutsal değildir. Saatlerce dayanılmaz bir acıyla kıvranıp ıstırap çekmek, gözyaşı dökmek, çığlık atmak, ölümü bile göze alarak vücuttan bebeği çekip çıkarmak demekti. Tek kelimeyle bir işkenceydi.