Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.
İSRA-15
Geçti yıllar, günler, günahlar üremekle,
Geldi ölüm habercisi, fakat kalp gafil,
Dünyadan nasibin aldanmak ve pişmanlık,
Dünyada kalman ise imkansız ve boş kuruntu.
Evvel zaman içinde ormanın sakinleri toplanıp çok kıymetli bir hazineyi aslana bırakır, "Bunu ancak sen koruyabilirsin der." Aslan her an uyanık davranarak bütün hırsızlara ve hayvanlara karşı emanet hazineyi korur. Günün birinde küçücük bir fındık faresi gelip boyuna posuna bakmadan gücünü kuvvetini düşünmeden "bırak şu hazineyi de biraz da biz koruyalım" der. Aslanın bu haddini hiç bilmeyen fareye güleceği ve gürleyeceği gelir ama onu pençesine almaya bile tenezzül etmez. Fındık faresi bu hale daha çok alınarak uyurken aslanın kulağına girer, ormanlar kralı uyanınca o kadar ızdırap duyar ki başını duvara vura vura ölür. Son dakikaya kadar da Hazineyi bırakmaz. Fındık faresi aslanın öldüğüne kanaat getirince kulağından çıkar, şöyle bir etrafına bakar artık hazinenin sahibi benim diye bir ileri bir geri gider gelir. Hazinenin sahipleri gelip olanları görünce çok üzülürler ancak bu hazineyi yine bir aslan korur diye başka bir aslanı getirirler. Olanları bir kenardan seyreden fare "ormanı yakmadan bu aslanlardan kurtulamayacağım" diye gider kuyruğu ile bir ateş alır ama kuyruğundan tutuşarak ancak kendisini yakar. Böylece helak olup gider.
İşte evladım İslam dini yeryüzüne inmiş en kıymetli hazinedir. Onu, Rabbin manada aslan gibi güçlü koruyucuları kıyamete kadar bekleyeceklerdir. Fare misali yezitler görünüşte galip olsalar da hakikatte bu bekçilerin aslan gibi koruyucu ve kudretli sıfatları nesilden nesile geçerek kıyamete kadar sürecektir.