Ona güle güle demeyi çok istedim. Eline dokunabilmeyi çok istedim. Yetişemiyordum ki. Aşağı inmeli ve ona güle güle de meliydim. Ama babam salonda oturuyordu ve kapı da açıktı. Kapının önünde çömeldim, bekledim, bekledim. Bir ara, ba bam bakmazken çömelerek kapının önünden geçtim. O an, Mehmet için her türlü özveride bulunabileceğimi hissettim, kapıyı açtım. “İyi ki babamın kulakları iyi işitmiyor,” diye düşündüm, Mehmet duvardan sarktı, parmaklarımın ucunda yükseldim, dudaklarım yanağına değdi. “Güle güle,” dedim. Kapıyı güm diye vurup, paldır küldür merdivenleri çıktım.
Babam, “Neler oluyor?” diye bağırdı, hiç aldırmadım. O ge ce hiç uyuyamadım, hiç.