Engin Nazlı

Engin Nazlı
@Engin5252
Karaları deniz yapar dağları rüzgar yapıp kalbine yelken açarım
Teknoloji bölümü
Tekirdağ /Çerkezköy
Ordu /ünye, 1 Temmuz 1992
57 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Reklam
Ona güle güle demeyi çok istedim. Eline dokunabilmeyi çok istedim. Yetişemiyordum ki. Aşağı inmeli ve ona güle güle de­ meliydim. Ama babam salonda oturuyordu ve kapı da açıktı. Kapının önünde çömeldim, bekledim, bekledim. Bir ara, ba­ bam bakmazken çömelerek kapının önünden geçtim. O an, Mehmet için her türlü özveride bulunabileceğimi hissettim, kapıyı açtım. “İyi ki babamın kulakları iyi işitmiyor,” diye düşündüm, Mehmet duvardan sarktı, parmaklarımın ucunda yükseldim, dudaklarım yanağına değdi. “Güle güle,” dedim. Kapıyı güm diye vurup, paldır küldür merdivenleri çıktım. Babam, “Neler oluyor?” diye bağırdı, hiç aldırmadım. O ge­ ce hiç uyuyamadım, hiç.
1000Kitap
Mehmetler Erdek’e gidiyorlar, bir ay orada kalacaklar. Gece babam yine bizi bağıra bağıra içeri çağırdı. Bu kez çok utandım, çok. Böyle bağırmaya hakkı yok. Kapıyı güm diye vurup içeri girdim. Hemen yukarı yatmaya çıktım. Üst katın penceresinden yarı belime kadar sarktım. Mehmet de bahçe duvarının demirlerine çıktı. İyice eğildim ama eline yetişemedim. O an, beni hatırlaması için ona bir şey verme­ yi istedim. Annemin küpesinden düşen inciyi aldım. Yine sar­ karak ona attım. “Bana güle güle demeyecek misin?” dedi.
1000Kitap
Ertesi gün evde çok sıkıldım. Hep köşedeki beyaz eve ba­ kıp durdum. Akşamüstü ilk gelen Berrin oldu. Ali, Yusuf hep­ si geldiler. Ben hep sıkıldım durdum. Mehmet’in nerede ol­ duğunu hiçbirine soramadım. Acaba neredeydi Mehmet? İki saat saat sonra Mehmet geldi. Ah, kalbim yerinden fır- layıverecekmiş gibi oldu, yüzüm de öyle bir kızardı. Hemen başımı önüme eğdim. Yüzümün kızarıklığı geçene kadar, öy­ lece kaldım. Ben bir tuhaf oldum.
1000Kitap