SAVAŞ VE AÇLAR, Hasan İzzettin Dinamo, Kitap İncelemesiDinamo, içindeki mıknatıs ve bobin hareketi sayesinde mekanik (hareket) enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren aygıttır. En bilinen haliyle bisikletin tekeri döndükçe mıknatıs ve bobin arasında manyetik alan değişir, bu değişim de elektrik akımını üretir. Böylece bisikletin elektrik aksamı faal hale gelmiş olur. Yani, tekeri döndürdüğünüz sürece bisikletin farları hep yanacaktır. Bu mekanik kanun, insanın da kanunudur; dolayısıyla güçlü bir metafor olarak halk dilinde de yıllarca kendine yer edinmiş, söylenegelmiştir; bir futbol takımında oyun sistemini ayakta tutan, takımını motive eden, takımına enerji/güç veren sporcuya Takımın Dinamosu denilir.
Bir de Hasan İzzettin DİNAMO vardır. 1934 yılında Soyadı Kanunu ilk çıktığında dönemin insanlarını ve özellikle de aydın kesimini, tatlı bir telaş alır; kendi benliklerini ve soylarını temsil edecek bir soyadı arayışı başlar; elbette Hasan İzzettin’in de kendisine bir soyadı seçme zorunluluğu doğar. Hareket, enerji, üretim ve sürekli çalışma fikrini temsil ettiği için kendisine Dinamo soyadını seçer. Mücadeleci kişiliğine ve üretken ruhunun üzerine cuk diye oturmuştur, bu soyadı. Velhasıl, Dinamo, bir mekanik parçadan veyahut bir soyaddan çok daha fazlası olarak okunması gereken edebi ve ideolojik karakterli çok güçlü bir metafordur. Hasan İzzettin Dinamo, alınteriyle onurlu hayat mücadelesiyle ve herşey bitti denildiği anlarda bile hiçbir zaman vazgeçmediği umuduyla bu soyadı sapına kadar haketmiştir.
Romandaki Musa adlı karakter, bizzat Hasan İzzettin Dinamo’nun kendisidir ve otobiyografik bir anlatı olan bu kitapta yaşananlar, bizzat yazarın yaşanmış hayatından alınmış gerçek olaylardır. Genellikle kitaplar, hep cephedeki mücadeleyi,