Suskunlukla kilitlemiştim dilimin kapılarını nice kelimelere.
İnfazlarını vermiştim bir müebbetle.
Senin gibi özgürlüğü görünce
Birlik olup isyana kalktılar cümlelerce
ve dilimin bütün kapılarını kırıp kulaklarına dayandılar algılarına sığınmak üzere...
Sözlere kulak asmayın!
Sözler, çoğu zaman ya susarlar ya da yalan söylerler.
Siz hâllere bakın!
Hâller, sözlerin sustuklarını ya da yalan söylediklerini size doğruca anlatır...
Kalabalıklardan sıkılmış bir gelinciksin sen.
Zerzevan Kalesinde kadim medeniyetlere uzanır kökün.
Roma'dan kalma izlerle tarih kokarsın.
DİYARBAKIR ile MARDİN'e sınır çizer, onları birbirinden ayırırsın.
Diyarbakır'a yâr Mardin'e yara olup durursun kan renginle Zerzevan Kalesinde.
Yalnızlığında yeşerip kırmızı bir renkte isyan ediyorsun.
Altında metruk ve viran olmuş bir yeraltı şehri.
Etrafını yeşillikler sarsa da boy verip özgürlüğe yükseliyorsun...
Kusur görmek istiyorsan boy aynasına bak!
Görürsün boylu boyunca.
Herkeste kusur görüp kendine bakmamak,
Yaşamak denmez buna insanca.
İnsan kılığında görünmek kolay
Mühim olan;
insan olmak ve yaşamamak hayvanca...