İbrahim

İbrahim
@Engineer_civil
Çalın Davulları
Gel zaman, git zaman Mehmet Rüstem Ağa’nın kızı Fitnat’a gönlünü kaptırır, aileler de uygun görünce düğün hazırlıkları başlar.O sırada Selanik’te kolera salgını başlar ve hastalık halkı kırıp geçirir. Düğüne bir hafta kala Fitnat yataklara düşer, kolera onu da bulmuştur, günden güne sararıp solan Fitnat yakında öleceğini bildiğinden içindeki acıyı, duyguları türküye döker ve düğününe üç gün kala ölür… Mehmet çok sevdiği Fitnat’ın mezarını kendi kazar ve onun yarım bıraktığı türküyü de içini yakan acıyı haykırarak tamamlar. Çalın davulları çaydan aşağıya Mezarımı kazın bre dostlar belden aşağıya........ youtube.com/watch?v=IlxENkb...
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında, Bir garip rüya rengiyle Uyuşmuş gibi her şekil, Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil. Başım sükûtu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen; Içim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş; Koku bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim, Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim
Giderayak
Giderayak işlerim var bitirilecek, giderayak. Kurtardım ceylanı avcının elinden ama daha baygın yatar ayılamadı. Kopardım portakalı dalından ama kabuğu soyulamadı. Oldum yıldızlarla haşır neşir ama sayısı bir tamam sayılamadı. Çektim kuyudan suyu ama bardaklara konulamadı. Güller dizildi tepsiye ama taştan fincan oyulamadı. Sevdalara doyulamadı. Giderayak işlerim var bitirilecek, giderayak. Haziran 1959 #NAZIMHİKMETRAN
İki Keklik
Türkü Balıkesir’li Mehmet Şevket Efendinin karısı Şöhret Hanım tarafından yazılmıştır. Şöhret Hanım Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Güre köyündendir. Zekeriya isimli oğulları Enver Paşa komutasında vatani görevini yapmak için Sarıkamış’a gider. Günler zorlu hava şartlarında kar üzerinde yürümek vatani görevini yapanlar için oldukça zor geçiyordu. Öyle ki askerler kendi yollarını kar üzerinde yürümek için kendileri açardı. Zekeriya bir gün yine karda yol açarak yürürken kar kuyusuna düşüp şehit olur. Annesi Şöhret Hanım ise bu kötü haberi kekliklerin sesleri arasında alır. Keklik sesleri arasında bu acıklı türküyü yazar... youtube.com/watch?v=q73rL-M...
HASRET Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli, belini sarmayalı, gözünün içinde durmayalı, aklının aydınlığına sorular sormayalı, dokunmayalı sıcaklığına karnının. Yüz yıldır bekler beni bir şehirde bir kadın. Aynı daldaydık, aynı daldaydık. Aynı daldan düşüp ayrıldık. Aramızda yüz yıllık zaman, yol yüz yıllık. Yüz yıldır alacakaranlıkta koşuyorum ardından. 6 Temmuz 1959 #NAZIMHİKMET