Savaş sırasında yaşlı almanların evlerini yakanlar bunlardır .zencileri linç edenler bunlardır. eziyet etmekten zevk alırlar .insanlara zarar vermekten hoşlanırlar ve kendilerini her zaman milliyetçiler ya da anayasanın koruyucuları gibi adlar takarlar .eskiden zencilere işkence edenlerin devamıdır bunlar. mal sahipleri onları kullanır ,onlara’ halkı kızlara karşı korumalıyız’ derler. bunlar, hiçbir tehlikeye girmeden evleri yakar, işkence yapar, insanları döverler .canlarının istediği her şeyi yaparlar .korkaktır bunlar. yalnızca gizlendikleri yerlerden ateş ederler ve ancak on kişi olduklarında birini saldırabilirler. sanırım ,dünyada bunlardan daha pislik
bir başka yaratık yoktur

- ‘ Şu koşulları, adaletsizlikleri gören ve kafası çalışan herkes bu yolu izler .’
-‘tabi ‘diye atıldı Mac.’ kafası çalışan adama bir şey öğretmeye gerek yoktur. O , her şeyi kendi görür.’ 
Gülfeza bizi bir umut yolculuğuna çıkarırken içimizde bizi diri tutanın tüm engellere rağmen umut ışığımız olduğunu anlatır. Bu yolculukta kültürü ,dini ,inancı farklı olsa da bir arada yaşayan insanların diyarından geçilmesi de ayrı güzel.
Emeğine sağlık daha nice başarılı kitaplara Seyhan