Bugünün kapitalist dünyasında ihtiyaç ve arzunun sınırının ortadan kaldırılması ise konunun sosyopolitik bir başka boyutu olarak kenarda durmaktadır. Arzunun provoke edilmesi, aklın da bu provokasyonda araçsallaştırılması ve giderek dünyanın ve değerlerin şeyleştirilmesi, arzunun dolayımında süregiden tartışmaların zayıflığı ile ilgilidir. İnsan arzulayan bir varlıktır ve fakat insanın neyi, ne için ve ne kadar arzulaması hâlâ devam eden bir problemdir. Eğer ki tüm diğer arzularımızı değilleyecek ya da onlara ölçü getirecek, arzulayacağımız ilahi bir nesne kalmamışsa, denildiği üzere Tanrı ölmüşse/öldürülmüşse, bugün insan neyi niçin arzulayacaktır? Kişinin arzusunu asketik bir formda, bir bıçakla kesip atar gibi atmasının ya da tersine tam anlamıyla ona abanmasının yanında, immün sisteme indirilmiş bir yaşam için sağlıkçıların yazdıkları diyet programlarını saymazsak, arzunun bugün için halihazırda hakiki bir ölçütü bulunmakta mıdır?
Sayfa 28 - Asketik: Nefsi arzulara, zevklere, lükse ve bedensel hazlara karşı mesafeli; sade, disiplinli ve kanaatkâr bir yaşam tarzını benimseyen.·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Neyin doğru olduğuna dair değil de bizim için neyin doğru olduğuna dair otorite olduğumuzda, o zaman en derin seviyede, beden, zihin ve ruh nihayet rahatlayabilir.
Özünde stresimiz, kaygımız ve kronik hoşnutsuzluğumuz tek bir şeyden kaynaklanır: Düşüncelerimizde ilişki kurma şeklimiz. Bize acı çektiren düşünceyle olan ilişikimizdir.
Bu sebeple ebedi olarak mağlubun, kendine galibe benzetmeye çalıştığını, kılıkta-kıyafette, binme ve nakliye vasıtalarında, silahta, bunların, yapılış ve kullanış şekillerinde, daha doğrusu tüm hallerde onun gibi olmaya çalıştığını müşahede edersin.